Abstractist

Nihayetsiz kemalât-ı İlahiyeyi, hadsiz celevat-ı cemaliyeyi ve gayetsiz tecelliyat-ı celaliyeyi ve gayr-ı mütenahî tesbihat-ı Rabbaniyeyi şu dar ve mahdud zeminde ve mütenahî ve az bir zamanda göstermek için zerratı kemal-i hikmetle kudretiyle tahrik edip, kemal-i intizamla tavzif ederek; mütenahî bir zamanda, mahdud bir zeminde gayr-ı mütenahî tesbihat yaptırıyor. Gayr-ı mahdud tecelliyat-ı cemaliye ve celaliye ve kemaliyesini gösteriyor. Çok hakaik-i gaybiye ve çok semerat-ı uhreviye ve fânilerin bâki olan hüviyet ve suretlerinden pekçok nukuş-u misaliye ve çok manidar nüsuc-u levhiyeyi icad ediyor. Demek zerreyi tahrik eden; şu makasıd-ı azîmeyi, şu hikem-i cesîmeyi gösteren bir zâttır. Yoksa herbir zerrede, güneş gibi bir dimağ bulunması lâzım gelir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yeryüzü, Allah’ın sonsuz kudretiyle tasarlanmış bir tarla ve tezgâh gibidir. Bu dünya, görünmez âlemler ve ahiret âlemleri için uygun mahsuller yetiştirmek üzere hazırlanmıştır. Her bir zerre, Allah’ın hikmet dolu emriyle hareket eder, bir düzen içinde görevini yerine getirir. Dünya, her an farklı bir faaliyetle, başka âlemlere uygun ürünler üretir; tıpkı her mevsimde farklı meyve ve bitkilerin ortaya çıkışı gibi. Bu süreçte, Allah’ın sonsuz hazinesinden akan rahmet, dünya üzerinde her canlıya ulaşır ve bazı ürünler âlem-i gayba, bazıları ise ahiret âlemlerine gönderilir. Örneğin, bir ağacın toprağa kök salıp büyümesi ve meyve vermesi sadece bu dünyadaki yaşamı beslemekle kalmaz; aynı zamanda insanlara Allah’ın sanatını ve kudretini hatırlatarak manevi bir mesaj taşır. Bu ağacın meyvesini yiyen bir insanın şükretmesi, ahiret âleminde karşılık bulacak bir manevi mahsul hâline gelir. Böylece dünya, hem maddi hem de manevi ürünlerle büyük bir hikmetin sahnesi olur.

Abstractist

@Abstractist
·
Hadsiz âlem-i misal gibi gayet geniş âlem-i melekût ve gayr-ı mahdud sair uhrevî âlemlere birer mahsulât veya tezyinat veya levazımat gibi onlara münasib şeyleri yetiştirmek için şu dar mezraa-i dünyada, zemin yüzünün tezgâhında ve tarlasında Hakîm-i Zülcelal, zerratı tahrik edip; kâinatı seyyale ve mevcudatı seyyare ederek, şu küçük zeminde o pek büyük âlemlere pek çok mahsulât-ı maneviye yetiştiriyor. Nihayetsiz hazine-i kudretinden nihayetsiz bir seyli, dünyadan akıttırıp âlem-i gayba ve bir kısmını âhiret âlemlerine döküyor.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Hadsiz âlem-i misal gibi gayet geniş âlem-i melekût ve gayr-ı mahdud sair uhrevî âlemlere birer mahsulât veya tezyinat veya levazımat gibi onlara münasib şeyleri yetiştirmek için şu dar mezraa-i dünyada, zemin yüzünün tezgâhında ve tarlasında Hakîm-i Zülcelal, zerratı tahrik edip; kâinatı seyyale ve mevcudatı seyyare ederek, şu küçük zeminde o pek büyük âlemlere pek çok mahsulât-ı maneviye yetiştiriyor. Nihayetsiz hazine-i kudretinden nihayetsiz bir seyli, dünyadan akıttırıp âlem-i gayba ve bir kısmını âhiret âlemlerine döküyor.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Mâlik-ül Mülk olan Allah, dünyayı özellikle yeryüzünü bir tarla gibi yaratmış ve onu sürekli mahsul veren bir şekilde hazırlamıştır. Bu tarla, canlıların büyüyüp gelişmesine ve yeniliklerin ortaya çıkmasına olanak sağlar. Allah, yeryüzünü hikmetle donatmış, her bir zerreyi belli bir görevle görevlendirmiştir. Zerratlar, Allah'ın kudretiyle hareket eder ve düzen içinde işlevlerini yerine getirir. Yeryüzü, her çağda, her mevsimde, her ayda hatta her saatte Allah'ın kudretinin mucizelerini ve yaratılış harikalarını sergiler. Her zaman yeni mahsuller ortaya çıkar ve yeryüzü adeta bir kâinatı andıran eserlerle dolup taşar. Bu süreçte, Allah'ın rahmet hazinelerinden gelen hediyeler, sonsuz kudretinin delilleri olarak görünür. Zerrelerin hareketiyle, Allah'ın hikmet ve kudretinin örnekleri her an izhar edilir.

Abstractist

@Abstractist
·
Mâlik-ül Mülk-ü Zülcelal; şu dünyayı, bahusus rûy-i zemin tarlasını bir mülk suretinde yaratmıştır. Yani neşvünemaya, taze taze mahsulât vermeğe kabil bir surette müheyya etmiştir. Tâ ki, nihayetsiz mu'cizat-ı kudretini orada ekip biçsin. İşte şu zemin yüzündeki tarlasında, zerratı hikmetle tahrik ederek, intizam dairesinde tavzif edip, her asırda, her fasılda, her ayda, belki her günde belki her saatte mu'cizat-ı kudretinden yeni yeni birer kâinat gösterir, yeryüzü avlusuna başka başka mahsulât verdirir. Nihayetsiz hazine-i rahmetinin hedayasını, nihayetsiz kudretinin mu'cizatının nümunelerini harekât-ı zerrat ile izhar eder.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Mâlik-ül Mülk-ü Zülcelal; şu dünyayı, bahusus rûy-i zemin tarlasını bir mülk suretinde yaratmıştır. Yani neşvünemaya, taze taze mahsulât vermeğe kabil bir surette müheyya etmiştir. Tâ ki, nihayetsiz mu'cizat-ı kudretini orada ekip biçsin. İşte şu zemin yüzündeki tarlasında, zerratı hikmetle tahrik ederek, intizam dairesinde tavzif edip, her asırda, her fasılda, her ayda, belki her günde belki her saatte mu'cizat-ı kudretinden yeni yeni birer kâinat gösterir, yeryüzü avlusuna başka başka mahsulât verdirir. Nihayetsiz hazine-i rahmetinin hedayasını, nihayetsiz kudretinin mu'cizatının nümunelerini harekât-ı zerrat ile izhar eder.
Sayfa 39·Kitabı okudu