...bu eski giysiler de hafızamda
acı verici izler açabilirdi. Oysa ben bunlarda, devam eden bir hayatın izlerini ve hala kendim olma isteğimi görüyorum.
Onların bu şefkat dolu konuşmalarına verdiğim karşılığın, sessizliğimden ibaret olmamasını isterdim.
Zaten bazıları buna dayanamıyor. Sevgili Florence, eğer Sandrine'in kulağıma tuttuğu ahizeye gürültülü bir şekilde nefesimi vermezsem konuşmuyor. Hattın öbür ucunda, "Jean-Do, orada mısın?" diye endişeleniyor.
Söylemeliyim ki, kimi zaman bunu ben de tam olarak bilmiyorum.