Emir

Emir
@Acma
Ne demek aynı zaman içerisinde farklı kitaplar okunamaz. Gayet okunur. Sen bir dizinin sezon sonu gelmeden başka dizi izlemiyor musun?
Reklam
Gece yarısı telefon ve tablet ekranından kitap okuma gayreti ile kaçan uykulara son! Hoşgeldin Kobo, güzel okumalarımız olsun beraber. youtu.be/3HZQ8jIdtdk
Teknoloji
Emir
Kullanmadım ama merak ediyorum. Gerçekten başarılı mı? Aynı hissi veriyor mu?
Sabahattin Ali'nin Atatürke hakaret ettiği iddiasıyla hapis yattığı şiiri(1932). Şiirden anlamadığım için iddiaların esası olabilir mi bilemiyorum. Dönemi bilen, şiiri bilen ve objektif olabilecek birileri bana bu şiirin neleri ima ettiğini, iddiaların, aldığı cezanın yerinde olup olmadığını, siyaset yapmadan ve özellikle günümüze getirmeden anlatabilirse sevinirim. Memleketten Haber hey anavatandan ayrılmayanlar bulanık dereler durulmuş mudur? dinmiş mi olukla akan o kanlar? büyük hedeflere varılmış mıdır? asarlar mı hâlâ hakka tapanı? mebus yaparlar mı her şaklabanı? köylünün elinde var mı sabanı? sıska öküzleri dirilmiş midir? cümlesi belî der enel hak dese, hâlâ taparlar mı koca terese? ismet girmedi mi hâlâ kodese? kel ali'nin boynu vurulmuş mudur? koca teres kafayı bir çekince iskender'e bile dudak bükünce hicabından yerler yarılmış mıdır? Sabahattin Ali
Şiir
Fâtih Karakuş isimli okura yanıt verildi
Emir
Yani Atatürk'ü hakaretle anarken, Atatürkü kafayı çekip böbürlenen ve tapılan biri olarak nitelendirrken. Öte yandan Kurtuluş mücadelesi verdikte neye yaradı hala ölüyoruz, hala fakiriz, iman edenler asılıyor, insanlar hayvanlar aç, kısacası hiçbirşey değişmedi diyor. Aydınlattığınız için Teşekkür ederim.
Lütfen Yardım Edin!
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2019 08:26
·
Bir İdam Mahkumunun Son Günü/Vıctor Hugo Kitabın adı bile konusuna dair detay veriyor aslıda. O yüzden aman konusunu anlatmayayım çabası içerisine girmeden yorum yapmaya çalışacağım. Kitap uzunca bir önsözle başlıyor. Sabırla okumanızı tavsiye ederim. Çünkü dönemin adelet sisteminden ve siyasi hayatından bir çok bilgi içermekte, böylelikle kitabın konusuna daha hakim olacak ve anlamanıza yardımcı olacaktır. Yazar idama mahkum olan bir gencin neler hissedebileceğine dair ne kadar çok duygu varsa kaleme dökmüş, bir nevi mahkumun iç sesi olmuş. Bir insanın ölüme giden yolda neler hissettiğini muazzam ifade etmiş. Bu konuda takdiri hak ediyor. Boşuna klasikleşmiş bir eser değil anlayacağınız. Tüm bunlar bir kenara, sizlerden aklıma takılan işin içinden çıkamadığım konu hakkında yardımınızı rica ediyorum! Dönemin adalet sisteminde idam var, belli başlı suçlar işlenirse cezası ölüm. Dönemin şartları göze alınırsa yazar büyük cesaret örneği sergilemiş ve kendi dünya görüşüne ters olan ölüm cezalarını insani bulmadığı için bir protesto niteliğinde bu kitabı kaleme almış. Kendi görüşlerimi bir kaç kelime ile ifade etmek isterim; savaşın her türlüsüne, yakıp yıkmaya, can almaya, zulme karşı biriyim. İnsanların insanca yaşamaları en büyük arzum. Hal böyle olunca evet idam bir insanın yaşam hakkını elinden almak gibi duruyor. Acıkcası kitabi okurken çok fazla çelişkide kaldım ve bu yüzden yardım talep ediyorum... Bir bebeğin ırzına geçip her türlü işkenceyi yapan bir caninin yaşam hakkı olmalı mı? Genç bir kadın, amacı okuldan evine gitmek olan ve şöför tarafından tecavüze uğrayıp öldürülen bir kadının katili ölümü haketmiyor mu? Sadece canı adam öldürmek istediği için, sırf zevk için adam öldüren güzünü kan bürümüş bir katil ölümü hak etmiyor mu? Tüm bu sorulara cevabınız hayır
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
Emir
İdam ya da hukuk ceza sisteminin doğru olup olmadığıyla ilgili Thomas More - Ütopya kitabını (sayfa hatırlayamadım) tabsiye ederim. Orada suça özetle suça mı ceza veriyoruz yoksa suçluya mı? Sorusu soruluyor ve idam cezası çözüm müdür yoksa suçu yaratan nedir o kişileri nasıl belirleyip ayırabiliriz gibi çözümler anlatmaya çalışıyor. Her ne kadar eski (15yy) dönemleri olsa da bende çok ciddi suça ve cezaya olan bakış açımı sorgulamamı sağlamıştı. Kitabın özellikle ilk 40-50 sayfasını tavsiye ederim (kardinallerle konuşulan kısım). Tabii bu tip konuları düşünürken empatiden yoksun tamamiyle adalet ve toplum düzeni üzerinden düşünmenizi tavsiye ederim.