Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar tarafından kaleme alınan ve kitabın ana kahramanı olan Hayri İrdal’ın geleneksel tutumu, eski öğrenimleri ile modernite ve yeniliğe karşı olan iç savaşı,sorgulamalarıyla ve ana kahramanımızın çevresinde yer alan, her birinin hikayesinin uzun uzadıya işlendiği karakterleriyle Türk toplumunun doğu-batı arasındaki mevcut kafa karışıklığını gözler önüne sermektedir. Hayri İrdal’ın hayatına dahil olduğu vakit ikinci bir perde açacak olan kadim dostu Halit Ayarcı ise çevresini domine eden ve soyadından asla ödün vermeden sadece ayar çekmeye alışmış bir karakterdir zannımca. Bu sebeple Hayri İrdal’da kendisinden nasibini alacaktır. Zaman kavramının vurgulandığı Saatleri Ayarlama Enstitüsü gerçekliğine inanmama sebep olacak kadar iyi tasarlanmış bir eser. Öyle ki enstitünün kuruluş aşamasından tutun, işleyişi, amacı, santim santim tasarlanan yapısına ve mahiyetinde yer alan insanlarına kadar olağan bir fikir. Liyakatsizlikten, akraba kayırmadan tutunuz içi boşaltılmış kadrolaşma ve iş ünvanlarına kadar kaleme alındığı vakitten 70 sene sonrasına yani bugünümüze kadar çokta bir şey değişmediğini acı bir şekilde görebileceğiniz, günümüze ışık tutabilecek bir öngörüye de sahip. Otomatiğe bağlamış insanlar, zaman vurgusuna önem verirken zıttı şekilde gerçeklikten uzak tavırlar taşımaları… Batılılaşmanın etkisi altındaki Türkiye’nin dönemindeki durumunu ironik ve mizahi bir yönden öyle alaycılıkla ele alıyor ki bizler de bu sayede karakterlerin bayağılıklarını okurken ağlanacak hallerine gülüyoruz.
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlununun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.