Zamanında tiyatro kursumda çalışma olarak denediğim bir tirad.Hiç dayanamam bu kelimeleri gördüğümde
"Nedeni, ruhum, aklımdan çıkmamalı nedeni.
Siz el değmemiş yıldızlar, söyletmeyin beni!
Nedeni önemli. Ama kanını akıtmayacağım yine de,
Yara izi bırakmayacağım onun o kardan beyaz cildinde,
O hak mermerden yapılmış heykeller kadar pürüzsüz teninde.
Ama ölmeli,yoksa baştan çıkarır daha başka erkekleri.
Işık sönsün,sonra da -sönsün ışığı!
Sizi söndürürsem ey alev hizmetkârlar
Pişman olduğumda,eski ışığınızı yeniden verebilirim size,ama sen,ey eşsiz doğanın en hünerli örneği,bir kez söndü mü senin ışığın,nerede bulunur onu yeniden yakıcak Prometheus ateşi?
Gülünü kopardıktan sonra onu canlandıramam bir daha,solup gider,fidanın üzerindeyken koklamalıyım onu.
Ah,bu sıcak ve güzel kokulu nefes yok mu,aklını çelip kılıcını bile kırdırır adaletin!
Bir daha,bir daha! Böyle kal öldükten sonra da,o zaman seni öldürür,âşık olurum yine.
Bir daha...sonuncusu olsun bu da.
Bir öpüş hiç bu kadar güzel olmamıştır,bu kadar da ölüme yakın
Kendimi alamıyorum ağlamaktan,ama bunlar acımasız gözyaşları.
İçimdeki tıpkı kutsal bir acı,vuruyor sevdiğine de...
Uyanıyor"
Ah,Desdemona! Ah