Hava kapalı, gökyüzü ağlak.
İçimde bir sen,
aydınlanmayı bekleyen bir ben.
Pusula gibi kalbim,
nerede duracağını çabuk bilir;
durdu mu, tam durur yerinde—
kaybetmem yönümü.
Ama zaman, bozuk bir saat gibi:
seninle olan hatıraların
silinişini sayar sessizce.
O gün sırılsıklamdık yağmurun altında,
sen ve ben gibi.
Sırılsıklam, karanlık ve bulutlu;
senle benim yaşadığım kaos gibi.
Sırılsıklamdı cümlelerimiz, sanki iki âşık gibi.
Gözler konuştu, dudaklar ıslandı.
Islanmıştık yağmurda, ama sadece yağmurla değil; içimize attıklarımızla.
Yağmur dindi, ama kalp ritmi dinmedi.
Bir fırtına gibiydi sana hissettiklerim; sağanak ve gök gürültü.
Aynı yerdeyiz
Aynı ortamda.
Bana bakan çift göz,
Sana bakan kırık bir kalp.
Kaçtıkça daha çok çeken bir kader…
Kader mi bizi buraya getiren,
Yoksa görünmeyen bir bağ mı birleştiren?
Bakma bana yabancı gibi.
İki tanıdık insan,
İki yabancı his.
Bakışlar başka,
Hisler ayrı.