Alıp bir çırpıda okunacak bir eser. 1870’li yıllarda yazılmış olmasına rağmen hâlâ sımsıcak bir hikâye sunuyor. Döneminin ötesinde bir anlatıma sahip olması ve olayların akıcılığı, sizi sürekli bir sonraki sayfaya yönlendiriyor. Okurken heyecana eşlik etmek kaçınılmaz oluyor.
Kesinlikle tavsiyedir; alın, aldırın. Bir de Jackie Chan uyarlamasını izlemeyi unutmayın derim 🫠
Bugün, Çanakkale zaferinde adını hiç duymadığım Cemal Efendi’yi, Ertuğrul adlı uçağın savaşın seyrini nasıl değiştirdiğini, savaşın ortasında büyümüş Ali Ali’nin aslında kim olduğunu, yarasının kabuk bağlamasını bekleyen abisini izleyen çocuk Rıfat Ilgaz’ı anlattım.
Öğretmenler Günü gelecek, Cumhuriyet Anıtı’nın önünde çocuk haklarını savunan Nakiyye öğretmeni anlatacağım. Gülen Gözler filminde Şener Şen’i izleyecek ve Vecihi Hürkuş böyle bir pilot değildi, diyeceğim.
Toprağını almak isteyen krala Berlin’de hâkimler var, diyebilecek adalet sistemi içinde yaşayan değirmenciyi anacağım; hem de bugünden, Cumhuriyet Türkiye’sinden…
Geyikli ParkSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20132,942 okunma
Müzeler toplumların hafızasıdır. Bir ülkede aydınlanmayı, demokrasiyi ve adaleti esas kılacaksanız, atacağınız ilk adım müzecilik alanında olmalıdır. Çünkü müzelerde yer alan eserlerde, o toplumun bu değerler konusundaki kazanımları sergilenir. Müzecilik konusunda sağlıklı adımlar atmamış bir ülke, Alzheimer hastalığına yakalanmış bir insan gibidir. Böyle bir toplumun geleceğini karartan en büyük sorun da bilgi kirliliğidir. Müzeciliğin önemini kavrayamayan ülkelerde kitap okuma oranı da doğal olarak düşüktür.