Kitap çıktığından beri çok ilgi gördü. Şaşmamak lazım. Sonuçta İlber Hoca gibi bir rol modelin hayattaki tecrübelerinin, seyahatlerinin ve o engin bilgi hazinesinin küçük de olsa bir yansıması. Sanat, tarih, edebiyat, kültür, kaliteli yaşam için bilgiler veriyor. O kadar derinlemesine değil tabii ki, bu söyleşiden elde ettiğiniz bilgiler sizin için bir rehber olabilir hayatınızda. Bu size kalmış. Ama kitabı öylece elime alırım okurum diye düşünüyorsanız da yanıldığınızı belirtmek isterim. Çünkü öyle bir kitap değil. Mutlaka not tutmalısınız ki kitabın size bir şeyler kattığının farkında olasınız. Geç de olsa okudum ve okurken sıkıldığımı pek hatırlamıyorum hatta bir ara daha az okuyup bitmesini ertelemek bile aklımdan geçmedi değil.
İnsanlar yaşamının her döneminde tavsiyelere, uyarılara ihtiyaç duyar. Nasıl bir eğitim almalıyım? Verimli bir seyahat için nereleri nasıl gezmeliyim? Hangi kitabı okumalıyım? Hangi filmi izlemeliyim? Bu ve benzer sorularınıza İlber Hoca’nın söyleşisinde cevaplar bulabilirsiniz.
Tabi burada İlber Hoca kadar Yenal Bilgici’yi de tebrik etmek lazım. Bazı yerlerde keşke şu konuya da girse dediğim yerler oldu. Ve gerçekten bazen içimdeki sorulara tercüman olurcasına İlber Hocaya benzer sorular sormuş.
Benim ilgimi en çok çeken kısım İlber Hoca’nın hayatı yorumlarken belli bölümlere ayırmasıydı. 12-25 arası dönem, 25-40 arası dönem, 40-55 arası dönem ve nihayet 55 sonrası dönem. İlber Ortaylı hepsini ayrı ayrı yorumluyor ve siz de burada size düşen payı alıyorsunuz. Neticede okurken keyif aldım. Hayata biraz da olsa farklı yönlerden bakabilmeyi öğrendim. Hakkıyla okursanız kitap gerçekten size bir şeyler katıcaktır. İyi okumalar.