Öyleyse herhalde içinde bulunduğu çirkef, besbelli yalnızca tensel bir şeydi onun için; gerçek ahlaksızlığın bir damlası bile onun yüreğine degmemisti.
Gerçek nedir? <<Spoiler içerir>>
Kitabın başından sonuna macerası bu arayış üzerine kurulu. Gelecek sekillenebilir muhakkak, insanlar manipüle edilebilir muhakkak, hayat kisitlanabilir, kosullandirilabilir muhakkak peki gerçek nedir? Peki geçmiş değiştirilebilir mi?
Orwell'in insanin koyunsulugu üzerine kurguladığı, yöneten ile yönetilen arasindaki bağın zannedilenden çok daha kuvvetli olduğu ve insanın zannettiği kadar da kendi kararlarını alan, özgür iradeye sahip bir mahluk olmadığını sıradışı bir anlatiyla beyinlerimize lime lime kazimaya calistigi esrarengiz eseri.
Kitabı okurken, bir distopyanin içinde olduğunuzu anlamamak için uğraşmanız gerekmekte, gelin görün ki içinde bulunduğunuz distopya fantastiklikten çok uzak bizim görmeyi reddettigimiz gerçek yaşamımızın ta kendisi. Çocukların ce' e oyununu ilk ogrendikleri yaşlarda ellerimizi yuzumuze kapattığınızda nasıl kaybolduğumuza inaniyorlar ise Orwell'de bizim bu oyuna gerçek yasamda nasil inandığımızi bize anlatıyor. Kitap başından sonuna bir meydan okuma tadında ilerliyor ve geçmişi değiştirmek için Süpermen olup dünyanın dönüş yönünü değiştirmeye ihtiyaç olmadığını ya da zamanda yolculuk yapmaya da ihtiyaç olmadığını hatıraların ve toplum hafızasının nasıl değiştirilebileceğini ve aslında öyle kaydadeger birşeye sahip olmadigimizi, yiginlardan olustugumuzu bize, bizi kirmadan anlatıyor. Bizim caresizligimizle, kendi egomuza yenik dususumuzle ve yine kendi kibrimiz yüzünden ne kadar da ahmak olduğumuzu aba altından sopa olarak gösteriyor.
Zamanın ötesine cikabilmis defalarca uyarlaması çekilmiş insanlığı düzeltmek için bir cirpinis olarak değil de daha çok insanlıkla yüzüne bakarak dalga geçmek ve kendini yine de begendirerek ironisini kuvvetlendirmek için yazılmış bir eser. İnsana verebileceği onlarca