Adeviye

“İnsanların korkularından dolayı en büyük kötülük saydıkları ölümün en büyük iyilik olmadığını kim söyleyebilir, bilmediğimiz bir şeyi bildiğimizi sanmak gerçekten utanılacak bir bilgisizlik değil midir?”
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“İnsanoğlunun kalbinin öyle bir yapısı vardır ki, onu dondurmak çok kolay, ısıtmak ise çok zordur, hatta bazen de imkânsızdır.”
“Sanki sevginden utanç duyuyor gibisin!”
“Çok az insan halk kitlelerinin gelişimi, eğitimi, aydınlanmaları hakkında kafa yormaktadır. Dahası hiç kimsenin halkların ne dışsal ne de içsel ruhsal yaşamının gelişmesine aldırış etmediği söylenebilir. Tarımı, hayvancılığı, tuğla, kâğıt, kumaş üretimini geliştirenler milyonlarca emekçinin ruhunu, sağlığını, gıdasını ve barınma koşullarını iyileştirmeyi düşünmediler ve düşünmek istemediler. Halkın yaşamını, davranışlarını ve refahını kaderin keyfiliğine bıraktılar. Sanki bunun hiç kimseyi ilgilendirmediği, hiç kimsenin görevi olmadığı konusunda herkes hemfikir gibiydi. "Bildikleri gibi yaşamaya devam etsinler. Başlarına iyi bir şey gelirse ne âlâ, kötü zamanlarda ise sabırlı olsunlar." Her yerde ve her zaman halk kitleleri sabretmek, katlanmak zorunda bırakılır. Sabır, uzlaşma ve yoksunluklar kitlelerin bir nevi görevi haline gelmiştir.”