Didem

Selim, kafasında onyüzbin, hayatında sadece bir aşk yaşadı. Onun da dumanı doğru çıkmadı. Baca çarpık yapıldığı için, ortalığı kurum kapladı. Göz gözü görmez oldu. Herkes birbirine girdi. Ölüm sıkıyönetim ilan etti: kimse burnunu pencereden çıkaramadı. Çıkaranların burnu kırıldı. Düşünenlerin aklı tutuklandı. Düşünmeyenlerin korkudan akılları başlarından gitti. Kimse kabul etmediği gerekçesiyle geri döndüler. Akıl artık başka bir akıl oldu. Dünyayı çılgınlık sardı. Düşünme imtiyazları Batılıların elinden alındı; kimseye verilmedi. Aklı başında olanlar şiddetle cezalandırıldı.
Sayfa 456 - İletişim·Kitabı okudu
Siyaset
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Selim
İnsanlara inanmadığı zaman onlardan kaçıyordu. Söylenenlere inanmadığı zaman, inanır görünmenin insanlara ihanet etmek olduğunu düşünüyordu ve bu ihanetinin anlaşılmaması için, ortalıkta görünmemeyi tercih ediyordu.
Sayfa 433 - İletişim·Kitabı okudu
Let her go
Well you only need the light when it’s burning low Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın Only miss the sun when it starts to snow Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin Only know you love her when you let her go Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın Only know you’ve been high when you’re feeling low Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın Only hate the road when you’re missin’ home Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin Only know you love her when you let her go Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın And you let her go ve gitmesine izin verirsin Staring at the bottom of your glass Kadehin dibinden bakarsın Hoping one day you’ll make a dream last Bir gün rüyanın devam edeceğini umarak But dreams come slow and they go so fast Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler You see her when you close your eyes Gözlerini kapattığında onu görürsün Maybe one day you’ll understand why Belki bir gün nedenini anlarsın Everything you touch surely dies Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
Kitaplarla ve onların yazarlarıyla birlikte yaşıyorum. Önsözlerle yaşıyorum. Hiç bir yazar şaşırtmıyor beni: çünkü hayatlarını sonuna kadar biliyorum. Gerçek dediğiniz dünyada ise kimin ne yapacağı belli değil. Her gün şaşırtıyorlar beni. Yazarlarımla yaşamak daha kolay.
Sayfa 370 - İletişim·Kitabı okudu