Çavdar Tarlasında Çocuklar Lanet kitap sonunda bitti:)kahraman sürekli her halttan bahsederken kelimenin başına lanet sozcugunu getirir.Arkadasimin biri şiddetle tavsiye etmişti ama o kadar etkilenecek bir şey hissedemedim.Surukleyici değil.kitap tek bir karakter üzerinden ilerliyo,fazla hareket yok,daha çok diyaloglardan oluşuyor. bu kahraman universiten atılıyor.Her şeye kızan ,kafa tutan kolay kolay bir şeyi ya da kişiyi sevmeyen hep söylenen bir kişidir.okuldan atılınca ailesine donmemeye karar verir çünkü o üstüne gelinmesinden baskıdan hiç hoşlanmaz.Bir çiftlikte ise girmeyi planlar son kez küçük kız kardeşini görmek ister okulun orda bir yerde buluşurlar kız beni de götür der.Abi kabul etmez ve yuvaya dönmeye karar verir.İki kardeş arasındaki duygusal bağ verilir.aslinda karakter bu dünyaya ait değil gibidir her şeye uyuz olur.Homoluk meselesi onun en büyük fobilerinden biridir.kızlarla yakınlık kuramadigi için bazen acaba ben homo olabilir miyim diye gereksiz endişelere kapılır.Bir yerde de anksiyete ya da panik atak hastası olduğuna dair durumlar fark ettim.benden bu kadar yalnız çavdar tarlası ifadesi tek bir yerde geçiyor kitabın adı ile içeriğini kafamda oturtamadim.wn iyisi diğer incelemelere bakayim teşekkürler.
Aşırı beğendim.Sorgulayip durdugum mantıklı bir cevap bulamadigim soruların aynısını bir filozof sormuş.Hayvanlarin birbirini yemesi,insanların hayvanları yemesi bunlar hayatın trajedisini anlatmak için yeter de artar bile.Ama sıradan insan bunları düşünmez bile Önüne nefis bir et geldiğinde iştahla yer ,bir zamanlar onun kırlarda oynayan sevimli bir keçi,koyun veya inek olduğu aklının ucundan geçmez.Hayvanlarin birbirini yemek zorunda olmadığı bir dünya olabilirdi.Bir hayvanın kaderi günün birinde bogazlanip bir insanın midesine inmek olmamaliydi.
Okuyun okuyun okuyun...garibanlik bu kadar naif anlatılır.sesli kitaptan okumuş oldum.ve çok etkilendim.inci kitabıni ismen biliyordum ama konusundan haberim yoktu.Gercek bir inci hikayesi olabilecegi açıkçası aklımdan Geçmemişti.Hikaye çocuğunu akrep sokan fakir bir karı-kocanin çocuğu ölüme ramak kala kurtarma çabasını anlatıyor.Doktora yetişmek ve ayrıca doktora para temin etmek zorundadırlar tabi ki paraları yok.Sans eseri adam kocaman bir inci buluyor sevinçten havalara uçuyor.Bu inciyle bırak çocuğun canını kurtarmayi çocuğunun geleceğini kurtarmayı bile planlıyor.Hayaller hayaller.o günden sonra kasabanın doktorundan tut da şehirdeki inci tacircilerine kadar neredeyse herkes bu gariban adamı dolandırma gayretine giriyor.Fakat basaramiyorlar.Yine de inciyi koruma ve hak ettiği fiyata okutma pahasına adamcağız bir ton sıkıntı atlatıyor.Bastan beri karısı bu inci bize uğursuzluk getirecek diyordu.Sonunda adam karısının dediğine geldi ve inciyi denize doğru ağlayarak fırlattı.
Kitabı beğenmedim baştan beri beni etkilemedi.Yapmacik bir hava.Bir daha Orhan Pamuk okumam.Kitabin sonunda yazarın kendini açıklaması da saçma.Sevmeye sevmeye okuduğum bu kitap 4 ayima mal oldu.
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma
Beğendim akıcı,hikaye edici.Tarihi sıkılmadan öğrenmek istiyorsan bunu oku.Yeniceri ocağı,yenilikler ,bu dönemlerde padişahlar epey cekmis vesselam,isyan üstüne isyan,cinayetler vs