İnsan hayatını işler değil sözler yönlendirir. Bir şey yapma ya da yapmama imkanından ziyade farklı meseleler üzerine aralarında belirledikleri kelimelerle konuşmayı severler. Çeşitli şeyler, varlıklar ve nesneler, hatta toprak, insan ve atlar için kullandıkları ve pek mühim saydıkları kelime “benim” kelimesidir. aynı şey için aralarında kimin “benim” diyeceğini kararlaştırırlar. Ve üzerinde anlaştıkları bu oyunda, en çok şey için “benim” diyebilen en mutluları sayılır. Neden böyledir bilmiyorum, ama böyledir işte.
Diyorsunuz ki insan neyin iyi neyin kötü olduğunu kendiliğinden anlayamaz, her şey çevreye bağlıdır, çevreyse insanı kemirip bitirir. Oysa ben her şeyin tesadüflere bağlı olduğunu düşünüyorum.