Acıyı baştan savmaya dönük hazır cevapların, mutlu yaşam vaazların birer hakaret gibi insanı boğmadığı bir zamanda, ruhun da kendisine mahsus bir ümidi vardır. 
“İyi ki okumuşum” dediğim kitapların başında geliyor. Hem akla hem duygulara hitap eden, Türk-İslam medeniyeti bilincini derinden işleyen bir eser.
Tam anlamıyla bir medeniyet muhasebesi.
Batı’yı reddetmeden, Doğu’ya sahip çıkmanın ne kadar elzem olduğunu hem akla hem ruha işliyor.
Benim için gerçekten ufuk açıcı bir kitap oldu. İlgisi olan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
yalnız “Taşı işleyen bir şair” değildir.
O, hendesenin sınırlarını bilen, akustiğin esrarını çözen ve fiziğin kanunlarını yaşayan bir ilim adamı ve büyük bir aşk biçiminde taşıyan ve objektif âleme işleyen bir “iman adamı”dır.
yalnız ferdin heyecanlarını inceltme, duygularını yüceltmeye yaramaz.
O, cemiyetlerin de birlik ve bütünlük içinde gelişmesine ve orijinal bir “millî zevk” etrafında toplanmasına vesile olur.