Egemen

Egemen
@Aegenn
Vitam İmpendere Vero Exulansis
Öğretmen
Çukurova Üniversitesi
1996
793 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sözcüklerin şeylerle karışması, önemsiz bir kargaşa, günlük konuşmanın kolayca giderilebilecek bir tersliği değildir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
İki kez okudum, anlayamadım ☺️
Önceki 2 yanıtı göster
Gönül Yaman
Gönül Yaman
Kesinlikle, kitap zaten bu sorgulama üzerine bir deneme aslında. Rica ederim 🙏🏻
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Hiç düşündünüz mü ?
Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sümer Ay Tanrısının sembolüdür.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Bu tip gelenek aktarımlarını dindarlar genelde şöyle savunuyor: Tabi ki de benzerlikler olacak zaten Allah 124.000 peygamber gönderdi. Her topluma bir elçi ve yol gösterici geldi vs. Hepsi de aynı ilahi kökene sahip olduğu için benzemesi normal ama zamanla hepsi bozuldu ve İslamiyet final sürüm olarak geldi gibi gibi... Bu tarz bir düz bakış açısı ilk başta hoş gelse de genel olarak insanlık tarihini, insan psikolojisini, sosyolojisini, çevresel faktörleri hesaba katınca ilahi bir kökten ziyade insanlığın ortak benzer yapısından kaynaklanan paralel çıktılar ve gelenek aktarımı olduğu anlaşılıyor.
Önceki 2 yanıtı göster
Sheldon
Sheldon
hahaha kanıtlanamaz ya sonuçta bol keseden söyle gitsin hesabı 😅
Kendi mutluluğunu kendin kemiriyorsun !
Sayfa 57·Kitabı okudu
Teşekkür ederim
Rica ederim
🌸Küçük Şeyler Felsefesi🌸 Modern dünyanın en büyük felaketi; mükemmeli delicesine arayıp, hiçbir zaman bulamamaktan çıldırmış insanlar. Oysa ruhların en çok, sıradanın içinde dinlenmeye ihtiyacı var. Yorulduk, gökkuşağına ulaşmaya çalışmaktan. Henry David Thoreau der ki: “En küçük çiçeğe eğilmeyi bilen biri, evrenin sırlarını anlayabilir.” Büyük anlamlar, küçük şeylerde gizlidir.
Aslında mutlu insan, hayatın büyük anlamını küçük anlarda bulabilen insandır.
Bu alıntıya sıkça gelen beğeniler bana şunu düşündürdü. Ben de dahil çoğumuzun hoşuna gitti, Muhtemelen karşılaştığımız nefretle dolu düşmanca tavırları aklımızın gücüne bağladık :) Ama ne zaman bu alıntıdaki gibi, böyle keskin yargılarla karşılaşsam, Nietszche' nin şu sözü gelir aklıma; "Bu dahil tüm genellemeler yanlıştır." Mesela ben bilinç seviyesi benden üstün biriyle karşılaştığımda, saygı ve sempati duyuyorum kişiye. Sanırım burada ayırt edici nokta; egoyla sunulan akılla, bilgeliğin asaletindeki farkta... Sokrates'in "Ben tek bir bilgiyle en bilge insanım. Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." dediği gibi.

Derya

@deryaaa1515
·
Akılsız bir kişi, akıllı bir kişiye karşı, akıllının akılsıza duyduğu soğukluğun iki katı daha fazla nefret duyar.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Aslında insanın kendisinden daha üstün bir bilinç seviyesi ile karşılaştığında rahatsız hissetmesi oldukça olağan bir yaklaşımdır çünkü zihnimiz o kişiyi bir tehdit olarak görür ve kısa zaman içerisinde yerinizi alacağını varsayar. Doğal olarak da bu durum kişiyi güvensiz hissettirir. O yüzden birçokları bu güvensizlik hissini saldırgan ve hoşnutsuz bir tutum ile aforoz etmeye çabalar. Tek yapacağımız bakış açımızı değiştirmek ve burada anahtar nokta farkındalık ; kişi her ne kadar kendini iyi tanırsa, o ölçüde bu durum ile başa çıkacaktır. Ne yaparsak yapalım, her zaman kendimizden daha zeki, daha güzel veya daha yetenekli birileri olacak. Bu bir problem değil, çünkü sen sadece " sensin " o yüzden de kendini sevmelisin, bu senin en büyük gücün ve bu asla taklit edilemez.