Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CjVq5rjN0uV
Nasıl yani? Kahve fotoğrafı olmadan bir Kürk Mantolu Madonna kitabı yorumu mu? Olacak iş değil...
İncelemeye başlamadan önce yine şunu söylemem gerek. Bu incelemenin altına bir noktaya kadar yazılan her yoruma karşılık olarak harika kitaplar önerdim, o yüzden kitap önerisi alabilmek için yorum kısmına bakmayı unutmayın.
Bence bazı kitaplar bu hayatta ikinci kez okunmak için yazılmıştır. O kitapları 18, 28 ve 38 yaşındaki okumalarımız arasında fark olacağını bilerek yazar bazı yazarlar. Her yaşın o kitaptan anladığı farklıdır hem. Herkes kendi yaşının aidiyetine özel yorumlar o kitabı. İşte Kürk Mantolu Madonna da böyle bir kitaptır bence...
Bu tür kitaplar popülerliklerini kesinlikle hak ediyorlar. 1000kitap'ta bu kitap yıllardır 1. sırada. Neden sizce? Nasıl ki sinema tarihinde Casablanca filmi, sanat tarihinde Aşıklar tablosu ve müzik tarihinde de Bohemian Rhapsody şarkısı bu kadar ünlüyse, bu kitap da Türk edebiyatı tarihinde o kadar ünlüdür işte. Etki boyutuyla yazarından çok daha ünlü olabilmiş bir kitaptır Kürk Mantolu Madonna.
1000kitap'ta eskiden okuduğum kitapları tekrar okuyarak incelemelerini şimdiki yaşımın düşündükleriyle yazacağım. Buna "Nostalji Serisi" adını koyuyorum. Nostalji kelimesinin kökeni nedir, bilenler var mı? Bu kelime nostos (dönüş) ve algos (acı) kelimelerinden meydana geliyor. Geçmişe dönüş acıdır, işte o yüzden Raif Efendi de nostaljik bir adamdır aslında.
Ben Sabahattin Ali'nin kitaplarında ve özellikle de Kürk Mantolu Madonna'da bize sunulan geçmişin gösterişsiz sıradanlığını çok sevdim. Farkında mısınız bilmiyorum ama, şu anda her yanımız yapaylıklarla dolu. Sıradanlık ve sadeliğin peşinde olmak
YouTube kitap kanalımda II. Dünya Savaşı hakkında harika kitaplar önerdim: ytbe.one/i39P66Sv65s
Bugüne kadar 482 tane kitap okumuşum ve 1000kitap sitesinde de 4 yıl boyunca iyisiyle kötüsüyle 254 adet kitap incelemesi yazmışım. Peki benim bu kadar kitabı okumamı sağlayan ve Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını bizzat gördükten sonra okuduğum Kavgam kitabı hakkında neden bir incelemem bile yok?
Artık olacak. Hatta siz de bu incelemeyi okuduktan sonra yorumlarınızda "Senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum Hitler!" cümlesini söylemek isteyeceksiniz. Çünkü gerek bu sitede gerekse de aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıp da ırkçılığın tanımını hala bilmeyenler olduğunu fark ettim. Ben size ırkçılığın sözlükteki tanımını söyleyeyim:
"1. tanım: kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimi."
2. tanım: insanların toplumsal özelliklerini ırksal özelliklerine indirgeyen ve bir ırkın öteki ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti."
Kavgam kitabı hakkında zaten bugüne kadar yüzlerce inceleme yazılıp çizildi, kitabın ne anlattığını, dünyanın en kötü insanlarından biri olan Hitler'in düşüncelerinin nasıl olduğunu, II. Dünya Savaşı sürecinin nasıl geliştiğini az çok biliyorsunuzdur veya Piyanist, Schindler'in Listesi gibi filmlerden izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum. O yüzden bu kitap hakkında daha çok kendi düşüncelerime yer vermek istiyorum. Çünkü bilinçli okurlarla dolu böyle bir kitap sitesinde bile "Yahudi'nin olduğu her yerde Hitler'e ihtiyaç var." diyebilenler var!
Bu benim hayatımda içimden gelerek okuduğum ilk kitaptı. 2014 yılının şubat ayında Polonya'nın Oświęcim kasabasındaki Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını gezdikten sonra aklımda onlarca soru oluşmuştu, bu kendi açımdan alışıldık bir şey değildi. O
Gerçekten çok bilgi yüklü, roman tarzında akıcı bir kitap. Tarihimizi öğrenme babında önemli bir kaynak. İnsan okurken ecdadından gurur duyuyor. Bize bu cennet vatanı miras bırakan yiğitleri, hayırla anmamı sağlayan bu eserinin üzerinde emeğı olanlardan Allah razı olsun. Kayı 1: Ertuğrul'un Ocağı