Rahipler tıpkı akbabalar gibi insanların ölüceyi zaman yanında bitiyor. Oysa ailem açlık çekerken, parasızlık yüzünden kızımı doktora götüremezken bana yardımcı olsalardı ben bu gün burda olmazdım. Anlayacağın rahipler ölürken değil yaşarken yardım etsinler insanlara.
Kitabı okurken sinirlendiyim zamanlar oldu. İlk önce kitabı çok beğendiyimi söyleyeyim. Zaten Victor Hugonun okuyupta beğenmediyim bir kitabı olmadı. Şimdi gelelim sinirlenmeme sebep olan hadiseye. Victor Hugo bu kitapda sadece bir idamın duygularını değil, dünyaya hakim olan adaletsizliyi de bize şiddetli olarak bir daha göstermişdir. Hasta kızını, aç karısı ve annesini doyurmak için kaza olarak birini öldüren bir mahkum. Adaleti temsil eden bir mahkeme. Ve "adaletli karar" - gilyotinle idam. Ölümün cezası öldürmekmi? Peki bu idamdan sonra bu kararı veren hakimin mahkumdan bir farkı varmı? İkisi de katil değilmidir?
Mahkumun da söylediği gibi "devlet adaletli olup, bana para bulmakta yardımcı olsaydı ben bunu yaparmıydım?"
8 yaşından 40 yaşınadək, düz 32 il dünya işığı görmədən yerin altında oluruq sonra isə haradasa, elə bu yaxınlarda həmişəlik, əzabsız və əziyyətsiz yenə də torpağın altında-qəbirdə.