Büyümüştük, ilkokul kitaplarımızdaki 'gitmesek de, görmesek de bizim olan köyler'e inanmıyorduk artık. Gidip görmedikçe, köprüler kurmadıkça hiçbir yerin bizim olmadığını anlamaya başlamıştık. İyi niyet köprüleri kurmanın da yetmediğini, karşı tarafa geçmek gerektiğini, ama kurduğumuz köprülerin yeterince sağlam, yeterince geniş olmadığını bilmiyorduk henüz, öğrenecektik.
"Kendi geçmişinden kopmuş bir halk ya da sınıf, seçmede ve eyleme geçmede tarih içinde kendi yerini bulmuş bir sınıf ya da halktan çok daha az özgürdür, işte bunun için -tek neden de budur zaten- geçmişin tüm sanatı bugün siyasal bir sorun olarak karşımızdadır."