KAFAMDAKİGULDANELER

KAFAMDAKİGULDANELER
Tehanu
Puan vermedi·220 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Yerdeniz serisinin 4. kitabını da sonunda bitirdim. Bitirmem zaman aldı çünkü bana göre kitap diğerleri kadar akıcı değildi. Ayrıca içinde Atuan Mezarları'nda veya En Uzak Sahil'de olduğu gibi soluksuz okuyabileceğim bir macera yoktu. Kitap sanki yerdenizden farklı ama yine de ona bağlı, fantastik yanı yok denecek kadar az olan bir kitap. Fantastik yanı az olsa da Yazarın düşüncelerini, anlatmak istediklerini sevdiğimden, içindeki olayın nereye bağlanacağını merak ettirdiğinden okumaya devam etmemi sağladı. Atuan Mezarları'nda ismi Tenar olan bir kız vardı. Onu En uzak Sahil kitabında göremedik ama bu kitapta Tenar kendini tekrar gösterdi. Fakat bu sefer farklı bir adla ve kendini arayan bir kadın olarak. Tehanu, bir kadının ve erkeğin kendi değerlerini bulmalarını anlatıyor. Kadın ve erkek olmak nelere bağlı? Cinsiyete verilen değerler nereden geliyor? gibi ve bunlara benzer sorular sorduruyor. Tenar ve Çevik Atmaca'nın yarım kalan hikayesi bu kitapta tamamlanıyor galiba. Sonu kesin olmamakla birlikte güzel bir yola doğru gidiliyor. Bu hikayede onlara eşlik eden bir kız çocuğu da bulunuyor. İsmi Therru. Yüzünün yarısı yanmış bir kız çocuğu. Aslında hikayenin en önemli kişisi. Bu üçlü, diğer kitaplara göre bambaşka bir olayın içindeler. Büyü yok, deniz yok, rüzgar yok, adalarda geçen koşuşturmalı maceralar yok, ejderhalar da yok ama bağlantısı var ve bu bağlantı kitabın ana konusunu oluşturuyor. Koşuşturmasız bir kendini arama yolculuğu bekliyor bizi
Edebiyat
TehanuUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20172,705 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Söylenmemiş Sözler
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Bir yandan insanın içini ısıtırken diğer yandan hüzünlendiren, her türlü duygunun iç içe girdiği çok sevdiğim İclal Aydın kitabı ile geldim. Bu kitap okuduğum üçüncü İclal Aydın kitabı. Her kitabında henüz benim hayatta olmadığım, bilmediğim, geçmiş zamanın sıcaklığına özlem duymama neden oluyor. Her yeni kitabında, yeni bir mekanı, tarihi tüm acısıyla ve tatlısıyla benimsiyorum. O özlemini duyduğum insanın içini ısıtan her şey birçok acının sonunda gelen güzellikler. En başında bir aşk hikayesi sandığım bu kitapta İzmir'in İşgaline ve 12 Eylül askeri darbesine bağlanıyor. Yaşanılan acılar, geçmişin gizemi romanın tüm karakterlerinin gözünden ayrı ayrı anlatılıyor. Dolayısıyla romanda ikinci plana atabileceğimiz bir kişi dahi yok. Hepsi özel. Kitap Oktay Onur Yortan ile Filiz Canan'ın söylenmemiş onca sözleriyle, yarım kalan bir aşk hikayesi ile başlıyor. Biri cesurca aldığı kararlarla hayatını çizmeye çalışırken bir diğeri de aldığı kararların ileriki zamanda kendi içinde açacağı yaralardan habersiz bir şekilde doğru bildiği yolda ilerliyor. Sonrasında iki farklı yol, zamanın getirdiği acılar ve pişmanlıklar ortaya çıkıyor ve burası biraz can yakıyor. Kavuşmak, söylenmemiş onca sözü dile getrimek uzun zaman alacak. Üç Kız Kardeş romanında Balıkesir'e daha görmeden hayran olmuştum. Bu kitapta ise Urla'ya hayran oldum. Şehrin ruhunu öyle güzel anlatıyor ki sevmemek elde değil. Kendimi bir an önce Urla'nın sokaklarına atmak istiyorum, kitabı mekanında tekrar yaşamak gibi bir şey bu
Edebiyat
Söylenmemiş Sözlerİclal Aydın · Artemis Yayınları · 20212,232 okunma
Dinle Küçük Adam
Puan vermedi·125 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Bu zamana kadar hiçbir kitabı sert bir dille okumamıştım. Okuduğum kitapların hiçbiri böyle sert değildi sanırım. Kitabı içimden de okusam sanki karşımdakiyle sürekli bir kavga halindeyim, sesim sert, kelimelerin üstüne basa basa ve hatta bağıra bağıra konuşuyorum. Hele bir de sesli okurken görseniz, sanırsınız ki ben birini fena halde azarlıyorum. Azarlamayı kitap yapıyor ama bana mı yapıyor yoksa kitapta bir karakter anlatılıyor da onu mu azarlıyor, bilemedim. Sonradan anladım: Azarladığı kişi biziz aslında. Hepimiziz. Kendini büyük zanneden küçük adamlar. Kim bu küçük adamlar? Küçük işler yapmalarına rağmen yaptıklarını gereksiz biçimde abartanlar, yani yaptıkları küçük işleri büyük göstererek gereksiz yere övünenler. Yaptıkları işlerle başkalarını kandıranlar ve kandırılanların kendisi. Kendini yüceltirken başkalarını hor görenler. kendini en yüce, en bilge, kahraman ilan edenler. Haksızlık yapanlar ve haksızlıklara susanlar, kendilerinden yüksekteki diğer küçük insanların sözleriyle hareket edenler, kendi düşünceleri olmayan, kendi akıllarıyla hareket edemeyenler... Bunlar gibi daha birçok özellik eklenebilir bu satırlara. Ama siz demek isteneni gayet iyi anlamışsınızdır. Bu küçük insanlar çevremizde yaşıyorlar. Baktığımız her yerde varlar. Hatta belki de benim? Bunu okuyan kişi, belki de sensin? Dur, kızma hemen. Sorgula sadece. Çünkü kitap sana aynen bunu sorgulatıyor. "Acaba ben de bu küçük adamlardan biri miyim?" diyorsun içinden, ne kadar bunu kendine yediremesen de. Bunu aklına düşüren şey ne? Bahsedilen özelliklerden bazıları sende var gibi mi görünüyor? Belki de budur seni rahatsız eden. Daha şimdiden rahatsız oldun biliyorum. Ama bir şeyler seni rahatsız etmiyorsa bu bir sorun olmalı. Bir şeylerden rahatsızsan orayı bir kurcala derim, belki de rahatsız
İnsan
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık
Puan vermedi·340 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Bir-iki ay öncesinde beni çok heyecanlandıran bir işe girişmiştim. Bir hikaye yazmam gerekliydi ve yazdım da. Yazdığım yazıyı sonuna kadar ilerletemesem de yazdığım süreçte edindiğim tecrübe benim için çok kıymetli. Hikaye yazarken ki heyecanımı asla unutamayacağım. Hani şöyle bir söz vardır: "Önemli olan varmak değil yolda olmaktır." Belki de ilk defa içimden geleni sonunu düşünmeden yaptım, yolda olmanın tadını çıkardım. İçimdeki heyecan dışarı çıkınca, yazmanın benim için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Bu sıralarda karşıma çıkan "Büyübozumu" kitabını da yazmanın inceliklerini öğrenebilmek için aldım. Kitabı bitirdiğimde çok gerilerde olduğumu ve belki de hiçbir zaman bir eser ortaya çıkaramayacağımı düşündüm. İçimdeki istek kocaman ama ben henüz birikime sahip değilim. Kitabı okumadan önce madde madde dizilmiş teknik anlatan bir yazı gelmişti gözümün önüne. Ama tabii ki öyle bir kitap olmadığını, çok daha fazlası olduğunu anladım. Yazmanın inceliklerini anlatırken birçok alıntıdan, hikayeden yararlanarak, onları karşılaştırarak, yorumlayarak gidiyor ki bu da kurmacanın aslını, aslında ne ifade ettiğini görmemizi sağlıyor. Okurken "bunlar benim hiç aklıma gelmedi, halbuki bu kitabı daha önce okumuştum ama bu kadar derin bir anlamının olduğunu, bu düşüncelerle yazıldığını nasıl göremedim." diye söylendim kendi kendime. Özellikle "Kürk Mantolu Madonna" ile alakalı bir kısım var ki gerçekten hayranlık duydum. Lise yıllarımda bize okutulan bir kitaptı "Kürk Mantolu Madonna". Yanlış zamanda yanlış kitabı okumuşum hissine kapılıyorum böyle olunca. O kitabı hakkıyla okuyamamışım meğerse. Belki de birçok kitabın asıl anlamına ulaşamamışımdır. "Büyübozumu" kitabından sonra kitap okumaya ve yazmaya daha dikkat etmem gerektiğini görebiliyorum. İçinizde
1000Kitap
Büyübozumu: Yaratıcı YazarlıkMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2015744 okunma
Kurtlarla Koşan Kadınlar
Puan vermedi·538 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
kafamdakiguldaneler'in profil resmi kafamdakiguldaneler İzmir, Turkey undomiel.s'in profil resmi undomiel.s ve 106 diğer kişi beğendi kafamdakiguldaneler'in profil resmi kafamdakiguldaneler KURTLARLA KOŞAN KADINLAR "Eğer dışarı çıkıp ormana gitmezseniz asla bir şey olmaz ve hayatınız da hiçbir zaman başlamaz." Eğer bu kitabı okumaya başlamazsanız hayatınız da hiçbir zaman başlamaz. Çünkü bu kitap ormana nasıl gidileceğine ve ormanda neler olduğuna dair yol gösterecek tek kitap. Kafamızı ve içindekileri korunaklı sığınağımızdan çıkarma vakti. Bizler korunaklı sığınaklarda yaşamaya alışkın değiliz. Zamanla buna alıştırıldık. Aslında doğamızda bu yok. Kim olduğumuzu unutturmuşlar bize. Bize kadın olduğumuzu kimler veya neler unutturdu? Öylesine bahsedilip geçilebilecek bir kelime değil "kadın" kelimesi, altına kötü anlamlar yüklenebilecek bir kelime de değil. Özümüzü hatırlayınca bunun sadece bir kelimeden ibaret olmadığını, daha fazlası olduğunu göreceğiz. Buraya satırlarca, sayfalarca yazı yazabilirim. Fakat ne kadar yazarsam yazayım kitabı hakkıyla dile getirebileceğimi sanmıyorum. Bu öyle bir iktap ki ömrünüz boyunca başucunuzda durması, gittiğiniz her yere götürmeniz gerekli. Kitabı bir kerede anlamayı beklemeyin. Her dönemde, her yeni yaşınızda yeniden okumalısınız. Bu yolculukta ormanda yolunuzu kaybederseniz kılavuzunuz bu kitap olsun.
Düşünce
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma