selinay gürel

10/10
·168 syf.·
2026 49. kitabı
Raif Efendi’nin o derin sessizliğine daldım ve Maria Puder’in hayaliyle sarsıldım. Kürk Mantolu Madonna'yı okurken bir aşk hikayesinden ziyade, kendi ruhumun başka bir ruhta yankılanışına şahitlik ettim. Sessizce yanından geçtiğim ve bir bakışta fikir sahibi olduğum nice insandan biri olabilirdi o. Bir başkasını gerçekten anlamanın o imkansız ama yakıcı arzusunu iliklerime kadar hissettirdi. Kitabı kapattığım an içimde yankılanan o derin sızı, sadece kaybedilen bir sevgiliye değil; insanın kendi içindeki o en saf, en korunmasız parçasına veda etmesi gibiydi. Anladım ki dünya, aslında birbirini teğet geçen yalnızlıklar silsilesinden ibaretti. Şimdi içimde Raif Efendi’ ye sarılıp ona yeni bir hayat sunma arzusu var. Bu mümkün değil bu sebeple gözlerimden akan yaşlar ile uzun süre bu kitabın etkisinde olacağım. Mutlaka Okuyun!
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·120 syf.·
2026 44. kitabı
Bir kitaptan çok, psikanalitik odanın duvarlarının yıkılıp tüm Fransa’nın analizan yani danışan koltuğuna oturtulduğu devasa bir klinik deneyi. Bir psikoloji öğrencisi gözüyle bakıldığında, Lacan burada televizyonu sadece eleştirmemiş; bizzat analist rolüne bürünerek ekran karşısındaki kitleyle bir aktarım ilişkisi kurmuş. Genellikle medya, izleyiciye ne duymak istiyorsa onu veren narsisistik bir ayna işlevi görürken; Lacan bu metinde tam tersini yapmış: Soruları cevapsız bırakmış, kelime oyunlarıyla izleyicinin beklentisini boşa çıkarmış ve kitleyi entelektüel bir eksiklik (lack) ile baş başa bırakmış. Bu, terapide analistin sessiz kalarak danışanı kendi arzusuyla yüzleştirmesine benzemiş. Lacan, televizyonun o hipnotik, her şeyi bildiğini iddia eden büyük öteki imajını ise kendi kapalı ve zor anlaşılır diliyle sabote etmiş. Psikolojik açıdan en sarsıcı yorum şudur: Lacan bu kitapta aslında bir "ayna evresi" terslemesi yapar. İzleyici ekranda kendini tamamlanmış hissetmek isterken, Lacan onlara parçalanmış, anlamı eksik ve arzusu doymamış bir özne olduklarını hatırlatır. Kitap, bir iletişim aracının nasıl bir "yüzleşme aracına" dönüştürülebileceğinin kanıtıdır. Freud okumalarımı bir dayanak noktası yapma arzusuyla Lacan’ın labirentine girdim; ancak onun sembolik dünyası beni desteklemek yerine, bildiklerimin aslında ne kadar büyük bir boşluğun etrafında örüldüğünü hatırlatarak beni derin bir yetersizlik duygusuna bıraktı.
TelevizyonJacques Lacan · Monokl · 2013101 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
Beğendi
·
2026 40. kitabı
Bu kitap, teknolojinin ve hazzın insanlığı nasıl tutsak edebileceğini gösteren, ürkütücü derecede güncel bir distopya. Kitapta sunulan dünya, acının ve yaşlılığın olmadığı ancak karşılığında özgürlüğün ve derin duyguların feda edildiği bir düzeni anlatıyor. Okurken ara sıra belki de böylesi daha iyidir derken, hemen vazgeçiyorsunuz. Konforun ve tüketim çılgınlığının insan ruhunu nasıl tek tipleştirebileceğine dair satırları okurken sanki yakın bir gelecekte bizi bekliyor gibi hissettirdi kitap. Bence bu gerçekleşirse kitaptaki bizim için iyi bir senaryo olacak, somalar ile bile yapay mutluluk elde edemeyeceğiz. Cesur Yeni Dünya, bir psikoloji öğrencisi için sadece bir roman değil, adeta bir insan mühendisliği simülasyonu gibi olmuş. Akademik hayatımız boyunca teorik olarak gördüğümüz pek çok kavramın ciddiyetle gerçeğe dönüşümünü okuduk. Bu sebeple mezun olmadan okuduğum için mutluyum, psikoloji okuyan herkese de özellikle önereceğim. Kitaba dönersek oldukça düşündürücüydü. Özellikle 14. Bölümden sonrası ayrı bir okuma keyfi veriyordu.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Puan vermedi·110 syf.·
2026 42. kitabı
Kitaptaki karakterler genellikle derinlemesine işlenmiş bireylerden ziyade, belirli fikirleri temsil eden semboller gibi hissettiriyor. Bu yüzden bağ kurarak okumadım. Bu benim için önemli çünkü yazarın “Al Midilli” ile “Fareler ve İnsanlar” kitabı bende tam olarak böyle bir etki yaratmıştı. İki kitaplada derinden bir bağ kurup daha fazlasını isteyerek okudum bu kitabı. O yüzden pek mutlu okumadım fakat kendimi kaptırınca kitap ayrı bir tat vermeye başladı. Kitabın en sevdiğim yanı ise işgalci askerlerin bile insancıl oluşuydu. Savaş kitabı olmasına rağmen yumuşatılarak ele alınmıştı. Hiç savaş görmemiş birine bile o psikolojiyi yaşatabilecek bir kitap. Önünüze çıkarsa okuyun.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,351 okunma
Puan vermedi·89 syf.·
Beğendi
·
2026 38. kitabı
Hani bazı insanlar uzun süre sigara yada rakı içmez de bunları ilk tükettiklerinde aldıkları hazzı uzun uzun anlatırlar ya işte bu kitabı okumak sanki uzun süredir almadığım sigaranın dudaklarımda gezinişi gibiydi. Kitaplar dışında başka bağımlılığım olmadığından da söze bazı insanlar diye başladım. Konusu, anlatımı, dili öyle lezzetliydi ki inanılmaz bir keyifle tükettim bu kitabı. Okuyun!
Alexis ya da Beyhude Mücadelenin KitabıMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 2019756 okunma