Bir arkadaştan pek düşünmeden ödünç aldığım bir kitaptı, beni tam olarak neyin beklediğini bilmiyordum ama eminim ön bilgim olsaydı da bu kitap hakkında hiçbir şeyi kestiremezdim. Erkek çocukları, erkekler, kitabın ana teması. Her kısa hikayedeki baş karakter bir öncekine oldukça benziyor, hatta okurken sanki aynı karakter farklı evrenlerde, farklı insanlar ve olay örgüleriyle yaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Ne diyorduk, erkekler. Bir kadın olarak ağır eleştirilerde bulunabileceğim çok fazla nokta var fakat bu seferlik yazarın inanılmaz çabasız mizah gücüne ve bu pis olayları bile bir şekilde hayat dersine bağlama yetisine karşılık olarak tepki vermeyeceğim. Bir kaç saatte biten, eğlenceli, kendi halinde, hafiften Alper Canıgüz rüzgarları esen bir eser (Sevenlere tavsiye ederim). Karakterler tüm sapıklıklarına rağmen masumluklarını korumayı başarıyorlar. Okudukça sık sık "ne alaka?" "Bu ne dedi şimdi?" "Ulan bu manyak mı" gibi iç yorumlar yaptıran, oldukça yaratıcı küfürler içeren bu kitaba, elinize geçerse bir göz atın derim.