“İnsan bir şeyin azlığına dayanamaz ama yokluğuna dayanabilir. Az sevgi, az ilgi, az zaman… Az olan şey umut taşır; umut ise insanı beklentiye zincirler. Bir şeyin olmayışına, olup da yetersiz ve eksik hissettirmesinden çok daha kolay alışıyorsun. Sonra var olsun bile istemiyorsun.”
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada, adaleti düşünmek gülünç değil midir?