Iki aslı vardır insanın: bir, madde aslı, toprak; bir de ruh aslı, yücelikler. Tanrı katındaki yücelikler. Eşyanın ulaşamadığı yaratış bölgesi. Insan, bu iki asıl arasında bir daire dönerek gelişme çizgisini tamamlar. Insan yaratılmış, sonra yücelmiş, sonra imtihan için, ruh pişsin olgunlaşsın diye madde aslına döndürülmüş, ondan ruh aslına yönelmesi iştenmiş, bu yönde göstereceği tüm çaba desteklenmiştir. Ama insan, madde aslının dolaylarında ruh aslını unutur ve tekrar temelli yücelmeye niyetlenmezse, maddeden de öteye fırlatılır.
Hislerimi anlatmakta ne kadar zorluk çekiyorum, kelimeler ne kadar yetersiz ve aynı kelimelerle aynı dilden konuşamamak ne kadar ıstırap verici, bir bilsen!
"Benim içimi dökebileceğim kimsem yoktu, kimse bana bir şey öğretmiş ve beni uyarmış değildi, deneyimsizdim ve her şeyden habersizdim: kendimi kaderime bir uçuruma atlarcasına teslim ettim."