Müslümanların asrısaadetteki şehadet ve ölüm arzusu, tarihi seyir içerisinde hayatı sevme, hayata bağlanma ve yaşamaya düşkünlüğe dönüşünce, Müslüman toplumunun azameti ve heybeti kaybolmuş, zillete ve rezalete dönüşmüştür.
Bugün Müslümanları hareketsiz kılan ve kaybettiği izzetini aramak için meydanlarda yer almasına engel olan muhtemeldir ki ahirete olan inancının zayıflığı, yaşamaya olan bağlılığının artması, dünyayı hiç terk etmeyecekmiş gibi uzun emeller kurması...
Bugün değiştir tebessümünü...
Bugün değiştir gözyaşlarını...
Bugün değiştir dualarını...
Bugün değiştir yaşamını...
Bugün değiştir hayalini...
Kim bilir, yarınlar hiç gelmeye de bilir...
Güçlü bir Hafıza, ağır bir cezadır ve işin kötüsü: iyi yanları nadiren, kötü anları sıklıkla hatırlar bu yüzden insan her şeyi unutarak da yaşayabilir ancak her şeyi hatırlayarak yaşamını sürdüremez.
Dünyadaki kederlerin güzel yanlarından biri de işlenmekte olan günahı işaret ediyor olmalarıdır. Musibetler farkında olunmayan, işlerken dert edilmeyen günah ve ihmalleri, tıpkı ağrının hastalıklardan haber vermesi gibi insana işaret etmektedir bu açıdan bazen suç cezayı değil ceza suçu ortaya çıkarır ve bu sebeple kıymetli olur.