Larende'nin Varisleri serisinin ikinci kitabı olan Larende'nin Aynası
Larende'nin Varisleri serisinin ilk kitabı olan Larende'nin Düşüşü kitabını geçtiğimiz aylarda okumuştuk. İlk kitapta Larende'nin düşüşü ile birlikte Larende'nin Varisleri olan Bengi, Kumru ve küçük Mihri Edirne'ye Yıldırım Bayezid'in sarayına getirilmişler ve kendilerine ne olacağını merakla beklerken bir taraftanda yaşamlarına devam ederken hem düşmanları olan aynı zamanda kuzenleri de olan ; Osmanlı şahzadeleri yüzleşmişlerdi.
İkinci kitap Larende'nin Aynası 'nda ise macera aynı hızla devam ederken bu defa her bir kahramanımızın kendi ile yüzleşmesini, hayatını, amacını sorgulamasını okuyoruz. Kumru ve Bengi' nin Osmanlı şahzadelerine farklı bir bakış açısı ile bakmaları onları olgunlaştırırken yaklaşan büyük savaşta neler olacağının merakı, kimin hangi safta yer alacağı sorusu zihinleri baya bir karıştırıyor.
"Babalarımız sıradan çiftçiler mi? Hükümdar çocukları toprak için satılır. İttifak için elden ele dolaştırılır. Ve şimdi iki tarafın da istediği topraklar var. Bunun için kan dökmek yerine evlilik ayarlamak daha kolay. Kimler kimler bir avuç toprak için satıldı. Sen ilk olmayacaksın. Son da olmazsın. Sen bir prensessin. Sultan torunusun. Bir köyde şamanlık yapmana izin vermezler. Baban seni toprak için satacak. Elbet satacak. "
Görünen hayatların ardındaki gerçek ile yüzleşecek ve yüreğiniz burkularak okuyacaksınız.
Görkemli, güçlü görünen hükümdarların ; gözü kara şehzadelerin, ne kadar korktuklarını, ne kadar yalnız olduklarını ve ne kadar güvensiz bir yaşamın içinde mücadele verdiklerini okuduğunuz da bakış açınız değişecek.
Kumru, ahh Kumru ; hem kalbi ile hem gerçekler ile yüzleşirken bir diğer taraftan da Şaman güçleriyle mücadele eden Kumru....
Timur ve Bayezid'in