Asla Allah'tan gafil olma! Rabbini bir an olsun aklından çıkarma! Yaradan'ının her an, her yerde senin yanı başında olduğunu unutma!
Düşüncesizlik edip de geçici, gereksiz ve aldatıcı yollara sapma!
Bu cihan gözyaşı dökme yeridir. O yüzden sen ona sevinçle sarılma!
....
Evladım oyuna, oyuncağa dalacak çocuk değilsin artık! Şeytanla birlikte hareket etmekten sakın! Azgın nefsinin günah işleme eğilimlerine kapılma! Kendini gayri ahlâki davranışlara kaptırıp ömrünü harcama! Günaha gireceğini bildiğin bir yere gitme!
Hak yolunda bir kör gibi rastgele yürüme! Senin azılı bir düşmanın var. Öyleyse onun saldırılarına karşı tedbirini almaktan geri kalma! Kalma ki tepene çökecek dam altında oturmuş olmayasın!
Sizin kendiniz olmanız başka insanlarca kabul görmediğinde bırakın gitsinler.
Hayır derken kaybetme riskini göze almanız gerekir. Bir iş, bir ilişki, makam ya da mevki belki sadece sizi konforda tutan alışkanlıklar.. Her ne olursa olsun hayır demek kayıplara yol açsa da hayatınızda yerine oturacak bir dengenin de habercisidir.
Kaybetme korkunuzla yüzleşin: Nihayet o sihirli kelimeyi söylemek üzeresiniz. Her şeye hazır olmanız gerektiğini söylemiştik. İnsanlar size küsebilir, hayatınızdan çıkabilir ya da sizi terk edebilir. "Kendimiz olmanın bedelini" maalesef bu şekilde ödetmek zorunda kalan insanlarla doludur etrafımız. Bu bir yenilgi değildir.
Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanozun içine koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız.
Sizin hayatınızdaki büyük taş parçaları neler? Onları öncelikli olarak kendi hayat kavanozunuza yerleştirdiniz mi? Yoksa kum ve suyla kavanozunuzu çoktan doldurdunuz ve büyük parçaları dışarıda mı bıraktınız?
Başkasına nazik olma çabalarımız nereye kaybolur da zalimce kendimizi yargılar ve suçlarız? Çok klasik bir örnektir ama bu gibi durumlarda içimizdeki çocuğa sarıldığımızı hayal etmek kendimize karşı takındığımız acımasız tavrı sona erdirmede oldukça etkilidir.