Belki de, insanın zaman zaman, kendi hayatına, kendi dönemine ʻgeçmiş' gibi bakması, zihnini bugünden alıp bir lahzalığına da olsa geleceğe taşıması, bugün yaşananları ve yaşananların manasızlığını daha açık, daha berrak görmesine yardımcı oluyor.
O vakit, önemli olanla önemsiz olanı birbirinden ayırt etmek, zamanın eleğini kendi elinde tutup manasızlıkları hayatından elemek daha kolay geliyor.
Bir düşünsenize, bugün yaşadıklarınızdan hangisi elli yıl sonra önemli gözükecek? Hatta yaşadıklarınızdan kaçı hatırlanacak?
Gelecekten kendinize baktığınızda, hayatınızı tümden manasız bulabileceğiniz gibi, bu manasızlıklardan sıyrılmak, manalı bir şeyler yaşamak isteğini de hissedebilirsiniz.
Geleceğin, manasız bulamayacağı, alay etmeyeceği, hürmetle hatırlayacağı bir hayatı kaçımız yaşayabileceğiz ki?