Kristal Denizaltı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.415
Gösterim
Adı:
Kristal Denizaltı
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750701351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kristal Denizaltı
Kristal Denizaltı
Kristal Denizaltı
Benim de o kristal denizaltıya binmişliğim var.
Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bilmediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip kapaklarını kapatırsın.
Eğer dönersen, başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan. O denizaltı bir yere gitmez.
Giden sensindir.
(Arka Kapak)
152 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Tartışmaya, polemiklere açık bir yazar.
Darbe girişimine iştirak suçuyla cezaevinde ve ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldı.

Siyasi görüşü, Kemalizm muhalifi oluşu herkes gibi beni de rahatsız etse de edebi yeteneğini göz ardı etmem mümkün değil.
1999 yılında tamamı Kemalist olan jüri ideolojisini edebiyattan bağımsız değerlendirerek “Kılıç Yarası Gibi” romanı için Yunus Nadi roman ödülünü vermişti. Hakikaten Kılıç Yarası Gibi - okuyanlar bilir- muazzam bir eserdir. ( Son Oyun ve Ölmek Kolaydır Sevmekten romanları da benim çok sevdiklerimden)

“Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim” adlı deneme kitabı 26 Eylül’de ilk kez Almanya’da sonra da Hollanda, İngiltere,Norveç, İspanya ve İtalya’da satışa sunulacakmış.
Kitabın Türkçe basılmasını ve Türkiye’de satışa sunulmasını istemiyormuş Ahmet Altan.
Kendi adıma üzüldüm çünkü çok severek okuduğum bir yazar .
Cumhuriyet Kitap’ta bir yazısı yayınlanmış, diyor ki :
Günler ve mevsimler akıyor. Ben duruyorum. Hep aynı on metrekarenin içindeyim.”

Kristal Denizaltı da 32 denemeden oluşuyor ve ruhumun en derinine inenlerden oldu.
Ben’in ülkesidir deneme, her konuya ben açısından bakar, ben’ci bir tavır hakimdir.
Her denemede başka bir Altan, onun ben’inin içinde onlarca ben olduğu gibi onlarca kadın, onlarca erkek, onlarca sanatçı, onlarca eşcinsel, onlarca travesti var. :))

Bakın ne anlatıyor :
Birbirlerinin her şeyi olmak için yola çıkan ama birbirlerinin hiçbir şeyi olamayan âşıkları,
Bıçağı saplayan çıkarsın, diye feryat eden kıskanç kadınları,
Görmeden bile ruhun ruha adanabileceğini,
Hayatın tıpkı kutsal kitaplarda olduğu gibi kat kat olduğunu,
Bir kadını seçtiğini sanan ama aslında bir hayatı seçen erkekleri,
Karanlığın ve kaosun çocukları dediği kusurlu, bencil, kibirli, küstah sanatçıları...
( Dostoyevski kumarbazdır,Balzac dolandırıcıdır, Baudelaire kokainmandır, Poe alkoliktir, Hamsun faşisttir, Miller karısını satmıştır...)
Venüsle buluşamadığımız dönemeçleri,
Cevapsız soruları,
Siyah maskeli ölümü,
Kızıl maskeli acıyı,
Leylakî neşeyi,
Erkeklerin şifrelerini çözen kadınları,
Kadınların şifrelerini çözemeyen erkekleri,
Yalnızlığımızı...

Ben’inizle yüzleşmeye hazırsanız, Altan’ı sadece edebî kimliğiyle izleyebilecekseniz, ruhunuza ayna tutmaya hazırsanız şiddetle öneriyorum.

Dip not : 26 Eylül’e kadar Almanca öğrenmeliyim bir el atın ,bu bir yardım çığlığıdır :))...
152 syf.
·Beğendi·10/10
Bir dönem ardı ardına Ahmet Altan okurdum. Okuduklarım içinde Kristal Denizaltı çok hoşuma gitmişti. Birbirinden etkileyici deneme tarzı ve düşünce yazılarından oluşuyordu kitap. Akılda yer edici öyle çok cümle vardı ki; 'Bıçağı saplayan çıkarsın isteriz', 'İnsanlar Tanrı'yı görmeden seviyorlar. Ama Tanrı'ya inananların çoğu, bir insanın bir başka insanı hiç görmeden sevmeyi sürdürebileceğine inanmıyor', 'Bir kadınla üç şey yapabilirsin: Ya onu seversin, ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın' gibi...Bu tarzı sevenlere, tavsiye ederim...
152 syf.
·2 günde·8/10
Peşinen söyleyeyim konusu bakımından çok farklı bir beklentiniz olmasın. Ahmet Altan yine kadınlar, aşk, hayat, ölüm, ihtiras, hırs, zevk gibi konulara çalmış kalemini. Ahmet Altan'ı genel anlamda severim. Çünkü hayatın daha başka bir yanıyla ilgili yazıları.
Kitaba gelecek olursam içerisinde tamı tamına 32 başlık var. Aslında tam başlık demiyeyim de konu başlığı gibi başlıklar bunlar. Ve yazar bunların altını kendi duyguları ve konuyla ilgili düşünceleri ile doldurmuş. Öykü desem değil, deneme hiç değil, fikir yazıları da değiller. Duygulardan ve yazarın kendi hissedişlerinden ibaret yazılar işte. Zamanı olup da böylesi yazılara merak salanlar için okunası bir kitap.
152 syf.
·8/10
Okurken bilgilendiğim, düşündüğüm, bolca alıntı aldığım bir kitap.Okudukça cahilliğimi fark ettim.Bana çok şey kattı, yeni kararlar aldırttı.Okuyun derim.
152 syf.
·9/10
Kitapta sorularla,cevapları harmanlayan yazar okuyanda da hisler ile düşünceleri harmanlıyor.Cümlelere yüklediği duyyu akışını da geçirebiliyor size.Her şeyden az,hiçbir şeyden çok mantığıyla da bir çok temaya,duyguya değinmiş stabil bırakmıyor o yüzden de sizi..Okunmaya değer.
152 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ahmet Altan' ın 'Kristal denizaltı'sını okurken sürekli unuttuğum şeyleri yeniden hatırlıyor gibi hissettim. Sanki eskiden okumuşum şimdi yeniden okuyorum gibi.
159 syf.
·11 günde·6/10
Kitapta altını çizerek okuduğum çok güzel bölümler olduğu gibi okumaktan sıkıldığım bölümler de oldu. Ama sıkıldığım bölümler beğendiğim bölümlere oranla daha fazlaydı diyebilirim.
152 syf.
·2 günde·7/10
Bölüm bölüm hikayelerden oluşan kitapları bazen seviyorum,bazen sevmiyorum.Dikkatimi tam kitaba vermişken sanki kesiliyor bir yerde(bu benim fikrim tabiki) ama benim de herkes gibi bu kitapta fosforlu kalemle çizdiğim çok cümleler oldu.Kendi hayatımından bulduğum izler oldu.Hüngür hüngür ağladığım hikaye de oldu.Güzeldi ve güzel bitti ..Keyifli okumalar dilerim.
165 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap insana kronik deneme okuma hastalığı edindiriyor. Ele aldığı konular ve dili bakımından geniş ve içten bir yapıya sahip. Insanın yüreğini okşayan şiirsel anlatım şekli birçok pasaj bulmanizi sağlıyor. Güzel cümlelerin altını çizeyim derken kitabın hepsini çiziyorsunuz. Deneme ve şiir sevenler için harmanlanmış güzel bir eser. Bende güzel bir hissiyat bıraktı. Okumanızı tavsiye ediyorum.Iyi okumalar :)
152 syf.
·Beğendi·10/10
Sanatsal ve edebik kültürünüzü geliştirecek , başkalarının hayatındaki dönemeçlerin, kendi hayatımızdaki sorgulamalarına sebep olabilecek bir kitap.O an okuduğum ruh halinden midir nedir çok etkilenmiştim.Okuyun , hediye edin , kaçın : )
152 syf.
Ahmet Altan'ın deneme kitaplarından bir tanesi, erkek-kadın ilişkilerine değindiği kısa yazılar mevcut, okunduğunda insanı biraz yoldan çıkartabilir. Yoldan çıkmak derken, yoldan çıkmak işte. Gerçi sizde yoldan çıkmak için birşeyler varsa, bu kitapta da o kıvılcım var işte.
152 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ahmet Altan'ın kitaplarını hep okumak istemişimdir. Büyük bir hevesle başladığım kitap tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. Deneme tarzında yazılmış bir kitap Kristal Denizaltı. Parça parça ele alınmış konular resmen ruhumu parçaladı ve boylece Ahmet Altan maceram tekrarlanmamak üzere sona erdi. :)
Hiçbir şeyi olmamaktan başlarsan, o geniş özgürlük meralarından her şeyi olmaya ulaşabiliyorsun.
Her şeyi olmamaktan başlarsan, kısa zamanda gideceğin yer 'hiçbir şeyi ' olmamak oluyor.
Hiçbir şeyden başlayan macera artarak, çoğalarak, genişleyerek büyüyor.
Her şeyden başlayan ise sürekli eksilmeye, azalmaya sonunda yok olmaya mahkum gözüküyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kristal Denizaltı
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750701351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kristal Denizaltı
Kristal Denizaltı
Kristal Denizaltı
Benim de o kristal denizaltıya binmişliğim var.
Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bilmediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip kapaklarını kapatırsın.
Eğer dönersen, başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan. O denizaltı bir yere gitmez.
Giden sensindir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 664 okur

  • hopbye
  • Özlem Karaca
  • Fırat aslan
  • Toprak
  • Su
  • 09:46

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.8 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0