Makbuldür
Faydası olmayan bahardan yazdan
Yüce dağ başının kışı makbuldür
Cahilin yaptığı sohbetten sözden
Âlimin hayâli düşü makbuldür
Lokma yeme muhanetin elinden
Kurtulaman sonra acı dilinden
Namertlerin kaymağından balından
Merdin kuru yavan aşı makbuldür
Hüdai konuşur bir ince dilden
Hal ehli olmayan bilir mi halden
Bilgisiz, görgüsüz, duygusuz kuldan
Ölülerin mezar taşı makbuldür.
Aşık Hüdai
Bu diyarlarda güneşin doğuşunu kimse merak etmez oldu, herkes güneşin batışını seyretmenin derdinde.
Fakat yine bu kimseler batışına müteakip onun, o karanlığı yırtan heybetli doğuşunu düşlemekte.