İnsan doğar büyür ve ölür bu uzun yolculuğa yaşam denir.
İnsanın içinde sevgi denilen bir duygu vardır ;yaşamı güzelleştiren,ona anlam veren,bu serüveni renklendiren daha katlanılabilir kılan
İnsan pek çok şeyi sever
Ailesini sever
Arkadaşlarını sever
Hayvanları sever
Vatanını sever
Renkleri sever
Şiirleri sever
Ama sevginin içinde bambaşka bir yer vardır .
Sevgilerin en yücesi ,İnsanın yer yüzü cennetini kurduracak kadar özel bir sevgi.
Yorulduğunda omuz olan yürüten düştüğünde seni kaldıran mutluluğunu kendi mutluluğun bildiğin o sevgi
Bu yerin bosluguyla bazen yanlış yerlerde ararız bu sevgiyi . kedimizde vatanımızda arkadaşlarımızda sevgimize ihanet edecek olan insanlarda .sevginin en değerli tonunu yanlış kalplere yukledigimizde bir gün onların yıkıldığını hissettiğimizde
Sorun sevdiğimiz şeyde veya zamanda değildir .En güzel duygumuzu yanlış şeylere emanet etmemizdir. Ama doğru kişi geldiğinde o oradaki tahtına oturur .zamanı mekanı geçmişi kırgınlıkları prangaları kilitleri umursamadan
O geldiğinde her şeye seni seviyorum diyen insan ,sabah doğan güneşe, ötüşen kuşlara, kardeşine,vatanının her karış toprağına ona gelince dili lal olur söyleyemez
[Seni seviyorum demekten korkmaz aslında korktuğu şey onu kaybetmektir.onu rahatsız etmektir .onu uzebilme ihtimaldir .
Çünkü o kişi insanın kalbinin ateşi olur
Onun gözlerine değen gözler felaketi olur
Sesini duyduğunda cennetin en güzel irmaklarinin sesini dinler
Hele bir de gülümsemesi var ya
o gulumsediginde
Kalbinin çorak tarlasında papatyalar açar .
Ve her bir yaprağı tek bir ağızdan tek bir şey söyler seviyorum seviyorum seviyorum
Çünkü o andan itibaren sevmek artık bir ihtimal bile değildir 🌼
Ahmet Sait EKMEKCİ
Biri, milyonlarca hatta milyarlarca yıldızın arasından sadece bir tanesinde bulunan eşsiz bir çiçeği seviyorsa bu durum, yıldızlara bakarken bile onun mutlu olmasına yeter.