....
Lüzumsuz yere ne kadar önemsiyoruz kendimizi, duygularımızı açıklamıyor, diplomatik demeçler veriyoruz her seferinde; sözlerimizle haklar kazanılıp gasp edilecek, ülkeler, sınırlar değişecekmiş gibi.
Bizi yıllar sonra da haklı çıkaracağını umduğumuz laflar geveliyoruz ağzımızda.
Zamana hakim olacağımızı sanıyoruz böyle yapınca; ellerimizin arasındaki yegane zaman kayıp gidiyor; görmüyoruz.
....
Bir ben biliyorum
yorgun gözlerinin altındaki halkaların
ebem kuşağı olduğunu ve
İstediğinde yedi renk bakabileceğini
Siyah saçlarındaki akların aslında
hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan
köpüklerin bulaşığı olduğunu.
Bir ben biliyorum
yüreğinin severken,
ölmekten değil de öldürmekten korktuğu için
tir tir titrediğini
Kayboluşlarında kendini bulup
her şeye yeniden başlama hevesini
yalnızlığının nasıl kursağında bıraktığını
Bir ben biliyorum
dağların eteklerine ziller takıp
hızla doruklara kaçışından olduğunu
ruhunun serin esintisinin
Hayatın çarmıhına
yalpalarda çürüyen tahtaların
paslı çivileriyle gerildiğini
Bir ben biliyorum
her kundaklama sonrası
Denemeden öğrenemeyecegiz kesin. Belki okyanuslar vardır
Girişimcilik Durağı
@girisimcilikduragi
·
Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?