Şu Allahuekber dağında olanlar, çıplak ayakları çıplak bedenleriyle iki-üç insan boyu karın içinde düşmanla boğuşmadan ayakta donanlar, dağın yamaçlarında bir ormanmışçasına üst üste donup kalanlar. Açlık, yokluk, tifüs, boşalmış köyler, kasabalar, baştan başa yıkılmış yakılmış bir ülke. Yüz binlerce askerden geriye kalan birkaç bin yaralanmış, sakatlanmış, yarı deli yarı meczup...
Şu Allahuekber dağında olanlar, çıplak ayakları çıplak bedenleriyle iki-üç insan boyu karın içinde düşmanla boğuşmadan ayakta donanlar, dağın yamaçlarında bir ormanmışçasına üst üste donup kalanlar. Açlık, yokluk, tifüs, boşalmış köyler, kasabalar, baştan başa yıkılmış yakılmış bir ülke. Yüz binlerce askerden geriye kalan birkaç bin yaralanmış, sakatlanmış, yarı deli yarı meczup...