Bektaş

Bektaş
bektasakblue
İstanbul
8 Nisan 1999
78 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Müslüman toplumlar, sürekli olarak bu eski şeriat anlayışına dönmekle, hakikatin aktif arayıcıları olmaktan çıkıp, pasif muhataplarına dönüşmüşlerdi. Çağdaş problemlerin tümünü, asırlar öncesinin sosyal yapılarının çözeceğine dair inanç, psikolojik teselliden ibaretti. Nostalji ve kendinden emin olma hali, Müslümanların yeni ruh haliydi. Yine de herkesin geçmişteki şeriat yaşamını arzulamadığını biliyordum. Şeriata derinden bağlı, ama davranışlarında son derece "modern" olan Ayşe'yi düşündüm.
Sayfa 240 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
Reklam
Peşaver'e geri dönerken, endişeden titrediğimi hatırlıyorum. Büyük İslami düşünce ve ilim mirası, buna mı indirgenmişti? Yalnızca Peygamber'in fiziksel görünüşünü fetişleştirmeye mi? Son derece dışlayıcı bir saflık anlayışına mı? Şeriata ilişkin bir Ortaçağ anlayışına mı? Hakkaniye Medresesi, "bir ilim merkezi" olmaktan çok, bir nefret çiftliğine dönüşmüştü. Eğitim ve öğretim almış insanlar değil, kendi yollarının tek hak yol olduğundan emin, dar görüşlü bağnazlar yetiştiriyordu. Kritik çoğunluğa ulaşıp, onların görüşüne katılmayanlarla savaşmalarına ne kadar zaman kaldığını düşündüğümü anımsıyorum. Şiilere karşı ne zaman savaş ilan edeceklerdi? Pakistan'ı kendi cennetlerine ya da bir başka deyişle cehenneme dönüştürmelerine ne kadar kalmıştı? Medresenin mizah duygusundan ve yaşama sevincinden tamamen yoksun olması, beni bu öğrencilerin ciddiye alınması gerektiğine ikna etmişti.
Sayfa 224 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
Şeriat
Ben ona, şeriatın semavi yönünün bulunmadığını açıkladım. İslam'da meşru biçimde semavi olarak tanımlanabilecek tek şey Kur'an'dı. Şeriat bir insani yapı, belli bir dönemin -bu dönem sekizinci asırdı- şartları içinde ilahi iradeyi anlama girişimiydi.
Sayfa 235 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
"Bu hizmet aynı zamanda insanların birbirlerine uygun olup olmadığını da söylüyor" dedi Ayşe, biraz utanarak. Olup biteni o zaman fark ettim. "Ayşe, ben zaten evliyim" dedim. Elimi sevgiyle tuttu:" Ama şeriat Müslüman erkeklerin birden fazla eş almasına izin veriyor" dedi. Sonra boynuma sarıldı, başını omzuma koydu ve fısıldadı: "İkinci eşin olabilirim." Ani gelişen bu olaylardan şaşkına dönmüş halde irkilerek, "Ben aslında şeriatın o kısmına inanmıyorum" dedim.
Sayfa 237 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
"Şeriata karşı mısın?" "Hayır Sahip, karşı değilim. Ben sakallıların şeriatına karşıyım. Çünkü onların şeriatında adalet, merhamet, affetme ve cömertlik yok. Şeriat namına, her şeyi yasaklamak istiyorlar. Sinema, müzik, televizyon... Benim karşı olduğum, korku ve nefreti körükleyen zevksiz şeriat. Ben bu şeriatı bize dayatmak isteyen askerlere ve sakallılara karşıyım."
Sayfa 228 - Mahya Yayıncılık·Kitabı okudu
Din
Reklam