İslam'ın şeriatla denk olduğu şeklindeki bir anlayış, İslam'ın temel esaslarında sapmaya yol açmaktadır. Hiç de şaşırtıcı olmayan biçimde, Müslümanların şeriatı her derde deva bir ilaç, İslam toplumunu yeni sömürgecilik çağından İslam'ın cennetine götüren tek aşamalık süreç olarak algılamalarına yol açmaktadır. Bize göre, günümüzdeki haliyle şeriatla İslam'ın ruhu birbirinden oldukça farklı iki ayrı husustur. Şeriatın bütüncül yapısı, özellikle çok değer verdiğimiz İslami düşüncenin çeşitliliğini dışlamaktadır. Bir Müslümandan şeriata karşı olmasını istemek, tıpkı ondan günah lehine oy vermesini istemek gibidir. Ama biz günahı seçtik ve şeriatı sorgulamaya başladık. İslam medeniyetinde, şeriat kavramı nasıl inşa edilmiş ve gelişmiştir? Neden böylesine kalıtsal bir Ortaçağ etkisi kazanmıştır? İcmalcilerin beyin fırtınası toplantılarında, sürekli olarak aynı soruyu sorduk: Şeriat ile tam olarak neyi kastediyoruz?
İslam toplumunun en yüce hedeflerinden birisinin şeriat rejimini kurmak olması, gayet doğal geliyordu. Ancak, bu terimin yorumlanma biçimi bizi şaşkına çeviriyor ve kaygılandırıyordu. Şeriat içinde, kadınlar ve azınlıklara baskıcı muamele, aşırı cezalara vurgu ve çağdışı kalmış fıkıh hükümleriyle yetinme gibi İcmalcilerin reddettiği birçok husus da vardı. Üstelik şeriatın İslam'la özdeşleştirilmesinden endişe duyuyorduk.
Şeriat sözcüğünün sözlük anlamı "suya giden yol veya caddedir"dir. Dini anlamı ise Allah'a, dolayısıyla cennete götüren yoldur. Müslümanlar bu yolu izleyerek, şeriatı aile ilişkileri, suç ve ceza, miras, ticaret, toplumlar ve devletler arası ilişkiler için genel ve hukuki bir çerçeve olarak kullanıyorlar, böylece kendi dini değerlerine somut bir şekil veriyorlardı. İslam, genellikle İngilizceye "Islamic Law" (İslam hukuku) olarak tercüme edilen şeriat yoluyla, İslam toplumlarında kendisini ifade ediyordu.
Ümmet düzeyinde ise İslam dünyası genelinde tüm gelecek planlarının, gittikçe artan oranda her şeyi kuşatan, raflarda duran hazır bir cevaba yani "şeriat" a indirgenmesinden derin kaygı duyuyorduk.