Eğer burada onlara boyun eğerseniz, size hemen ağır şeyler zorla kabul ettirilecek ve korkudan boyun eğdiğiniz düşünülerek omuzlarınıza daha ağır bir yük yüklenecek, ancak bunu kararlı bir şekilde reddederseniz onlara sizlerle daha eşit koşullarda ilişki kurmak zorunda olduklarını göstermiş olacaksınız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erkek egemen bir yaşama dünyasında dilin de gittikçe eril bir yapıya dönüşmesi söz konusudur. Feminist hareketin mücadele alanlarından birisi de dilin bu erkek egemen özelliğidir. Plötz, kadınlara yönelik cinsel içerikli ve ayırımcı sözcüklerin erkek egemen bir yaşama dünyasında sıklıkla ve hemen her ortamda duyulduğunu vurgulayarak kadınlar toplumda ve kilisede susar, çocuklar her yerde olsunlar ama konuşmasınlar!" gibi erkek egemen söylemlere dikkat çeker.
Güç ve şiddet doğal olarak diyalektik bir ilişki içerisinde olamazlar, çünkü her ikisi de doğal değildirler. Bu bakımdan hiçbir anlam da doğal değildir. O halde güç ve şiddet unsurları yaşamın, kültürün bireye öğrettiği bir özelliktir.
Şiddet bir insanı bedensel olarak yaralamaktan veya ona dayak atmaktan başlayan, silahla yaralamaya, işkenceye, sakat bırakmaya ve nihayet öldürmeye kadar varan geniş bir eylem alanını kapsar. Şiddetin gelip dayandığı son nokta öldürmektir. Öldürmek artık şiddetin son sınırıdır. Belirli bir şiddet eylemi olarak öldürme fiili mutlak şiddet diye tanımlanır.