Zevcem,
ruhu revanım
Hatice Pîrâyende,
ölümü düşünüyorum,
geçen ömrümüzü düşünüyorum.
Kederli
rahat
ve hobinim.
Hangimiz ilkönce
nasıl
ve nerede ölürsek ölelim,
seninle biz
birbirimizi
ve insanların en büyük davasını sevebildik
dövüştük onlar uğruna,
yaşadık diyebiliriz.
Nazım Hikmet Ran
Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı.
Güneşten ışık yontarlardı, sert adamlardı. Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı.
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı.
Attila İlhan
Attila İlhan anlatıyor;
"12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz'lere
kıymışlardı. Karşıyaka'dan İzmir'e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı... Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra... Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm".
"Bir yangın ormanından püskürmüş genç
fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı "
6 Mayıs 1972
Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in bir hırs uğruna idam edilmelerinin üstünden 49 yıl geçti. Sandılar ki bedenler ölürse fikirlerin de üstüne toprak atarlar. Yanıldılar. Ne demişler: Fikirler ölür ama bedenler asla! Toprağınız bol olsun.🙏🏻
65 günde 67 kadın öldürüldü. 8 Mart'ta kimse kalkıp kadınlara çiçek almasın. Yaşama hakkımızı verseniz, erkeklerle eşit haklara sahip olma mücadelemize destek verseniz 8 Mart amacına ulaşır. Çiçek değil yaşamak istiyoruz!