İSA KARALI

İSA KARALI
"Kelimelerin, kederli ya da sevinçli insanları ikna etme gücü yoktur. Sevincin ve kederin son anlatım hâli sessizliktir..."
Kamu Görevlisi
Lisans
Isparta
15 Mayıs
79 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
9/10
·376 syf.··
2026 10. kitabı
Bir insanın hayatı nasıl heba olur? bu sorunun cevabını bağırarak değil, fısıldayarak veriyor. Ve belki de bu yüzden daha çok yakıyor insanın içini. Ziya’nın hikâyesi aslında tek bir insana ait değil. Hepimize ait biraz. Yanlış zamanda susanların, konuşması gerekirken içine gömülenlerin, bir şeyleri erteleyip sonra geri dönemeyenlerin hikâyesi… Kitap boyunca bir olaydan çok bir ruh hâlinin içinde dolaşıyorsunuz. Sanki birinin zihninde sıkışıp kalmışsınız gibi. Toptaş’ın dili her zamanki gibi büyüleyici ama aynı zamanda yorucu. Çünkü sizi rahat bırakmıyor. Sürekli aynı duygunun etrafında döndürüp duruyor: geç kalmışlık. Ve insan okurken ister istemez kendine dönüyor: Ben neyi heba ediyorum? Kitap bittiğinde öyle büyük bir kapanış hissi yok. Aksine, içinizde kalan bir boşluk var. Sanki bir şey eksik kalmış gibi. Ama belki de tam olarak bu yüzden gerçek. Bu romanı sevmek kolay değil. Ama eğer severseniz, içinizde bir yere yerleşiyor ve uzun süre çıkmıyor. Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanın içinde kalır. Heba, ikinci türden.
HebaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20165bin okunma
8/10
·158 syf.··
2026 8. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde içimde net bir duygu yoktu. Öfke mi desem, hüzün mü desem, yoksa sadece bir sıkışmışlık mı… Emin olamadım. Ama şunu biliyorum: İçimde bir şey yer değiştirdi. Yaşar Kemal burada büyük cümleler kurmuyor aslında. Çok basit bir düzeni anlatıyor: Gücü olanın kazandığı, sesi çıkanın susturulduğu bir düzeni. Ama o basitlik insanı daha çok rahatsız ediyor. Çünkü tanıdık. Kaymakamın yalnızlığı beni en çok etkileyen şey oldu. Doğru bildiğini yapmaya çalışırken yavaş yavaş sistemin içinde erimesi… İyi niyetin tek başına yetmemesi. İnsan bazen sadece iyi olarak bir şey değiştirebileceğini sanıyor. Bu kitap o düşünceyi sertçe kırıyor. Teneke sesi bir yerde direniş gibi geliyor, bir yerde çaresizlik. Gürültü var ama sonuç yok. Belki de romanın en acı tarafı bu: Herkes bir şey yapıyor gibi ama aslında hiçbir şey değişmiyor. Bu bir kahramanlık hikâyesi değil. Bu, düzenin insanı nasıl yorduğunun hikâyesi. Kitabı kapattığımda şunu düşündüm: Adalet her zaman kaybetmeyebilir ama vicdan çoğu zaman yalnız kalıyor.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
7/10
·524 syf.··
2026 7. kitabı
Bazı romanlar hikâyesiyle değil, kurduğu atmosferle hatırlanır. Bu roman ise ikisi arasında salınan bir yerde duruyor. Temelinde güçlü bir konu var: saplantıya dönüşen bir aşk, zamanın içinde çürüyen
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Yalnızlığın susturduğu bir güz
9/10
·40 syf.··
2026 6. kitabı
Bu kitabı okurken sanki biri karşıma oturdu ve bana değil, içimde susturduğum yanlarıma konuştu. Bu eser tam olarak bunu yapıyor. İnsanı kendisiyle baş başa bırakıyor. Güz, burada bir mevsim değil, bir hâl. Geç kalmış fark edişlerin, sessiz kabullenişlerin, söylenememiş cümlelerin mevsimi. Kitap acele etmiyor, okuyana da acele etmesini istemiyor. Bazı sayfalarda kendimi buldum, bazı satırlarda durup sustum. Bu yönüyle bir okuma değil, bir iç konuşma deneyimi sundu bana. Kalabalık zamanlara değil; insanın kendine yaklaştığı anlara ait bir kitap. Tek nefeste okuduğum bir eser. Susmanın getirdiği yalnızlığa ve yalnızlığın getirdiği susmaya bir ses getiriş adeta...
Ömür Hanım’la Güz KonuşmalarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025326 okunma
Geçer mi sahiden?
9/10
·112 syf.··
2026 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 00:00
Korkma Geçecek, adından başlayarak doğrudan bağ kuran bir kitap. Kitapta büyük iddialar, süslü cümleler ya da okuru etkilemeye çalışan bir dil yok. Tam tersine, sade ama içten bir anlatım var. Kitaptaki metinler, hayatın içinde yorulmuş, kırılmış, korkmuş insanların duygularına tercüman oluyor. Her şey çok tanıdık. Okurken bunu ben de hissettim dediğim yerler oldukça fazlaydı. Yazar acıyı dramatize etmiyor, umut da pazarlamıyor. Sadece olanı olduğu gibi anlatıyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu samimiyet. Korkma Geçecek hızlı okunan ama etkisi hemen geçmeyen bir kitap. Cümlelerin bir çoğunun altını çizme ihtiyacı duydum, bazı bölümlerde durup düşünmek istiyorsunuz. Özellikle zor bir dönemden geçenler için, sessiz bir yol arkadaşı gibi. Bu kitabın bende uyandırdığı en büyük şey: Her şey gerçekten geçiyor mu bilmiyorum ama paylaşınca hafifliyor ve bazen bir kitabın tek yapması gereken şey de bu. Büyük cevaplar vermek yerine doğru yerde durabilmek. Kısa ama yoğun, sade ama derin bir okuma arayanlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Çok fazla adı sanı duyulmamış bir yazar olmasına rağmen bir tavsiye ile alıp okuduğum kitap beni çok şaşırttı. Yeni yazarlarımıza karşı olan ön yargımı bir nebze kırmış oldu.
Korkma GeçecekHüseyin Hakan · Loras Kitap · 202519 okunma