Kimin yüreğine işlemez ki bu yapıt.Sevgiyi bu kadar yalın bu kadar içten anlatan, mutluluğun her zaman başucumuzda olduğunu ancak yüreğimizle görebileceğimizi aşılayan bir yapıt. En sevdiğim kısımlarından bir bölümünü paylaşmak istedim ve ne kadar haklı olduğunu kendimde teyit ettim malesef."Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman: ” Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?” diye sormazlar. “Kaç yaşındadır? Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?” diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere: “Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı” derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara: “Yüz bin franklık bir ev gördüm” demeniz gerek. O zaman: “Aman ne güzel!” diye bağırırlar".Şiddetle tavsiye edilir.