Alice Miller duygusal hastalıklar hakkında şöyle yazmıştı: ‘’Hastalığın nedeni, travmanın kendisi değil, onu ifade edememenin getirdiği bilinçsiz, bastırılmış umutsuzluktur.''
Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak.
Kendimize kabul ettirmemiz gereken en önemli şey önemli olmadığımızdı, ukalalık taslamamamız gerektiğiydi; kendimizi dünyadaki başka hiç kimseden üstün görmemeliydik. Bizler kitap kabından başka bir şey değiliz, kendi içimizde önem taşımıyoruz.