Stephen King’in drama alanında yazdığı 3 farklı hikaye…
Mesaj kaygısı içeren kitaplar biraz hoşnutsuzluk yaratır bende. Yazar kendi tarzıyla bir hikaye koyar ortaya, çıkarımlar ise her okuyucuda farklılık gösterir. Öyle ki bu çıkarımlar, hikaye ve yazarın çok ötesine geçerek, belki yazarın bile yazarken hayal etmediği bir dünya yaratır benliklerde. İşte başarı da bu noktada gelir zaten. Yani; her okur aynı şeyi anlamak zorunda değildir.
İşte ilk hikayede tam da bunu hissettim. Siz anlamadıysanız durun ben size anlatayım şeklinde bir mesaj kaygısı olmuş sanki. Durağan, kimi zaman hadi toparlansın konu artık diye düşünürken, hızlıca, sanki acemice yazılmış bir finalle hikaye sonlanmış.
İkinci hikaye zaten herkesin bildiği, filmi yapılmış ve beğeni toplamış bir yapıt. Ama filmi izleyip, sonunu bildiğim için çok çarpıcı olmadı benim için.
Üçüncü hikayenin ise anlatım dilini çok güçlü buldum.
Ezcümle, bu kitapla farklı bir Stephen King karşımızda!
Büyümemecektim, büyümemiştim, büyümüşüm… Çok çocuktum ilk okuduğumda. Yıllar, yıllaaarr sonra okuduğumda ise fark ettim ki; şapkadan öteye geçemiyorum. İşte o zaman anladım. Ama ne ara bu kadar çok büyümüşüm?
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,6bin okunma
Kitap 1975 yılında yazılmış, bugün 2026. Yarım asır sonrasında bile tazeliğini koruyan, bilindik bir hikaye olmaktan çıkamamış maalesef. Yazık, çok yazık!
Türk edebiyatında “Bilinç Akışı” tekniğini başarılı bir şekilde kullanan, öncü yazarlarımızdan birsidir Yusuf Atılgan. Aylak Adam’da C., burada ise Zebercet kaşımızda… Zebercet’in zihninden geçenler herhangi bir mantık ölçüsüne bağlı kalmadan, anlık düşünceler ve sayıklamalar edasıyla okuyucuya aktarılmaktadır. Yalnızlığın getirdiği çıkmazlar iliklerinize kadar işlerken, hayatı ve kendinize dair yalnızlığı sorgulatacak cinstendir. Ancak daha önce bu teknikte okuma yapılmadıysa zorlayıcı olabilir. Ama korkmayın
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Çok etkilendim ama kitaptan bağımsız olarak Afife Jale’nin hayatının zaten çok etkileyici olduğunu düşünüyorum. Açıkçası kitabın edebi anlamda yazım dilini biraz zayıf buldum. Dip not olarak verilen bazı bilgilerin gereksiz olduğu, okuma bütünlüğünü bozduğu, sekteye uğrattığı kanaatindeyim. Biyografik bir yazı hikayeleştirilerek sunulmuş. Ancak öyle ki; duygu geçişleri ve ifadelerinde bazı noktalarda eksik kalınmış. Afife Jale’den gözü kara, inatçı, kararlı diye bahsedilmesine rağmen vurguları güçlü yapılamamış. Bunların yanı sıra rahat ve hızlı okunabilir. Bence okunmalıdır da! Bundan sonra benim için her gong, her perde ve alkış Afife Jale’ye…