Alara Can

Arnavutluk'ta da kan davaları varmış
Kocasını öldüren ailenin kendisine yolladığı elçiyi evine almayan kızgın Bakushe Gjoka, kocasının katillerine oğlu yirmi yaşına gelene kadar rahat edebileceklerini, hakkını ancak ondan sonra arayacağını söylüyor. Daha da ilginci, ilk cinayeti işleyen aile hile yapıp Bakushe'nin oğlunu hemen öldürebilirdi ancak öyle yapmıyor, kendilerinden intikam alabileceği yaşa gelmesine müsaade ediyor. Zira geleneğin empoze ettiği birtakım kurallar var. Ailelerinden birinin ve hatta mevzu muhtemelen uzayacağı için birçoğunun Hakk'a yürüyeceği bir süreci erken bir şekilde sonlandırmak ilk başlarda parlak bir fikir olarak görünebilir ancak kuralları bozmanın ailenin onur ve itibarını tamamen kaybetmesine ve toplumdan dışlanmasına yol açacağını unutmayalım. Kimsenin gelecek nesilleri de külfet altına sokacak böyle bir ödeme planını kabul etmeye niyeti yok.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
A ailesinden biri B ailesinden birini öldürdüğünde toplum, B ailesinden birinin A ailesinden birini öldürmesini bekliyor. İşin daha da ilginci, bu biri herhangi bir kişi olabilir, ilk cinayeti işleyen olmasına gerek yok; tıpkı yerlilerin arasında A ile B arasında değiş tokuşu yapılan hediyelerin aynı olmasına gerek olmaması gibi. Önemli olan skorun eşitlenmesi. Hediyede bu pozitif bir yolla yapılırken kan davasında negatif bir durum ortaya çıkıyor belki ama mekanizma aynı.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Tarih
Malinowski ve Mauss'un bahsettiği sistemde hediyenin karşılığını verememek itibarını yitirmek demek. İtibar bugün de önemli bir kavram ancak daha basit toplumsal yapılarda belki de tek önemli güç kaynağı. Zira bu toplumlarda para, mülk ve unvan gibi kalıcı farklılıklar yaratacak kavramlar henüz oturmamış. Örneğin bugün hırsızlık ve ahlaksızlık yaparak milyonlarca dolar kazanan biri dünyanın başka bir yerine gidip ismini değiştirebilir, yeni bir meslek edinerek ya da iş kurarak sıfırdan bir hayata başlayabilir. Oysa bir köy yerinde namusunu ve haysiyetini kaybeden bir kişinin karşılığında aldığı fazla bir şey yoktur: Az bir miktar para, birkaç hayvan, ekstrem durumlarda bir iki dönüm tarla. Gelin bir de kaybettiklerine bakalım. Adına bir kere kara çalınan birinin evladüıyali (çoluk çocuğu) bile artık o köyde rahat yaşayamaz.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Tarih
Zorlanmayınca insanoğlunun en basit kuralları bile takip edemediğini askere giden herkes bilecektir. Bilmeyenler temel dini kuralların ne kadar basit şeyler olduklarına bakabilirler. Öldürmemek, çalmamak ve komşunun malına göz dikmemek için Allah'ın gazabına ihtiyacı olması, insanoğlunun disiplinsizliğinin ve ahlaki zayıflığının en güzel kanıtı değil midir?
Sayfa 222·Kitabı okudu
Tarih
Annenin çalışması ya da boşanmasının çocuklar üzerinde direkt bir negatif etki yarattığını ispatlamak zor. Önemli olan huzurlu bir aile yaratabilmek ve buradaki birçok değişkenden çalışan annenin fiziki yokluğu aslında kompanse edilebilecek bir şey.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Tarih
Reklam