Yenisöylem tümden benimsendiği ve Eskisöylem tümden unutulduğu zaman, her türlü sapkın düşüncenin -yani İngsos ilkelerinden sapan her türlü düşüncenin- olanaksızlaşması amaçlanıyordu, çünkü insanlar sözcüklerle düşünüyorlardı.
...’Ee, dede,’ dedim, ‘Badem ağacı mı dikiyorsun?’ O, eğilmiş olduğu halde bana baktı ve ‘Ben, oğlum,’ dedi, ‘ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim.’ Karşılık verdim: ‘Bense, her an ölecekmişim gibi davranırım!’ İkimizden hangimiz haklıydık patron?”
Ne anlayacaktım? Ne söyleyecektim? Tanrı dediğiniz şey yoktur ya da Tanrı cinayetlerle alçaklıkları seviyor da ondan ya da bizim cinayet ve alçaklık dediklerimiz, savaş ve dünya özgürlüğü için gereklidir mi diyecektim?
“Büyük sır! Dünyaya özgürlüğün gelmesi için bu kadar cinayetler ve alçaklıklar mı gerekli yani? Çünkü, oturup sana işlediğimiz cinayetlerde yaptığımız alçaklıkları saysam tüylerin ürperir. Fakat sonuç ne oldu? Özgürlük! Tanrı yıldırımını atıp bizi yakacağına özgürlüğü veriyor? Hiçbir şey anlamıyorum!..”