“Kulaklarına baktırman gerek. Kulaklarda da parmak izleri kadar kişisel örüntüler vardır. Kıvrımlar geçmiş travmaları gösterir, loblar günahları ortaya koyar, kıkırdaklarsa kabahatleri gizler. Bunlar seni Işık’a gitmekten alıkoyan şeyler.”
Sayılar benim için bir şey ifade etmiyor. Az önce olmasıyla on sene önce olması arasında bazen hiç fark olmuyor. Çünkü bilirsiniz, takvimlere bakarak tayin edilen zaman sadece buz gibi bir matematiktir. Oysa özlemekler sayılmaz. Özlemekler bilhassa yalnız kaldığınızda gelir suratınıza kürekle vurur.
Bir dakikalık iktidarın bile beni ne hale getirdiğini görünce, kendimden korktum… Ve inanmadığım Tanrıya şükrettim bana para bağışlamadığı gibi, iktidar da bağışlamadığı için.