Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, “gerçekleri” boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle “zeki” hissedecekler. O zaman düşündükleri hissine kapılırlar... hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler.
Kızın yüzü de aynaya ne çok benziyordu. Bu imkansızdı; ne de olsa insan kendi ışığını ona yansıtan kaç kişi tanırdı ki? İnsanlar daha çok meşaleye benzerdi, bir esintiyle sönene dek yanarlardı.