Samed

Samed
@Alcest
okur, deneysel, fikir

Samed

, 2025 okuma hedefini güncelledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
0/75 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
75 kitap
0 sayfa
0 inceleme
1 alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mevlânâ'nın devrinin siyasî, sosyal ve kültürel olaylarından kopuk olmadığı, çevresiyle birlikte hayatın içinde olduğu ve devrinin sosyal ve siyasî olaylarıyla çok yönlü ilişkileri bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, onun eserleri Türkiye Selçukluları devrinin sosyal, siyasî ve kültürel olayları için bol bilgi ve malzeme ihtiva eden birinci elden kaynak durumundadır. Tekraren ifade edildiği üzere, "Mesnevi", o devrin magazin haber bülteni niteliğindeydi. Dönemin insanları "Mesnevi"deki hikâye ve telmihlerde, örneklendirmelerde kimleri kastettiğini, hangi mesajları verdiğini, kimleri yerdiğini, kimleri alaya aldığı ve tahkir ettiğini biliyorlardı. Başlangıçta kürraseler hâlinde yayınlanan Mesnevi cüzleri elden ele dolaşıyor ve hiç şüphesiz büyük bir ilgi ve zevkle okunuyordu. Eserin manzum olarak ve çok yüksek edebî bir üslupla kaleme alınması edebî çevrelerin ilgisini daha çok çekiyordu. Bu ilgi, Mevlânâ'nın "Mesnevi"yi fasikül fasikül yayınlama şevkini artırıyordu.
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Alıntı
Ahi Evren
II. İzzü'd-din Keykavus tarafından vezirliğe getirilmiştir. Bir buçuk sene kadar bu makamda bulunmuştur. Vezir olduğu dönemde Mevlânâ'nın hocası Şems-i Tebrizî öldürüldü (645/1247). İleride izah edildiği üzere, Şems'in öldürülmesi olayında aktif rol alan Ahi Evren Hâce Nasîr ile Mevlânâ'nın oğlu Alâü'd-din Çelebi'nin gerçekleştirdiği bir siyasî olay daha meydana geldi. II. İzzü'd-din Keykavus, Selçuklu tahtında bulunmuyorken bazı emirler, ikinci şehzade IV. Rüknü'd-din Kılıç Arslan'ı tahta geçirmeyi planlıyorlardı. İzzü'd-din Keykavus, bu planı haber alınca veziri Ahi Evren Hâce Nasîrü'd-din ile istişare ederek bir plan kurdu. Kendisini devirmeyi planlayan emirleri huzuruna kabul etti. Bu sırada sarayın belli yerlerine silahlı Ahileri (Rumud) yerleştirdi. Esedü'd-din Ruzbeh ve Şemsü'd-din Has Oğuz gibi emirler saraya alınınca hepsi öldürüldü. 1248'de vuku bulan bu olayın baş sorumlusu Ahi Evren Hâce Nasîrü'd-din kabul edilmiştir. Şems-i Tebrizî'nin öldürülmesinden bir sene sonra meydana gelen bu olay, Ahi Evren'e karşı muhalefeti şiddetlendirmiştir.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Ahilerin en büyük hamisi olan Sultan I. Alaü'd-din Keykubad, oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev'in düzenlediği suikast sonucu öldürüldü (634/1237). Bu sultan ve veziri Sa'dü'd-din Köpek, Ahi ve Türkmen çevrelere cephe aldılar. Ancak bir süre sonra, Sa'dü'd-din Köpek'in sultana suikast planladığı ortaya çıktı. Sultan, kendisine suikast planlayan Sa'dü'd-din Köpek'i öldürttükten sonra (637/1240) Ahi ve Türkmenleri de -iktidarına karşı oldukları gerekçesiyle- cezalandırmaya kalktı. Ahi Evren ile birlikte pek çok Ahi önderi tutuklandılar. Baba İlyas-ı Horasanî'nin de bu sırada tutuklandığını, bazı müritlerinin öldürüldüğünü Elvan Çelebi'nin (760/1359) Menâkıbü'l-Kudsiyye adlı eserinden öğrenmekteyiz. Bu olaylar, Ahi ve Türkmen çevrelerin devlete karşı ayaklanmalarına (Babailer İsyanı) yol açtı.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Alıntı
Mevlânâ, eserlerinde çeşitli vesilelerle adını vermeden pek çok defalar ondan bahsetmektedir. Eserlerinden alıntılar yapmaktadır. "Mesnevisinde birçok hikâye ve meselede onu kötülemeye ve yermeye çalışmakta, eserlerine referanslarda bulunarak hicvetmektedir. "Divan-i kebir"nde de onlarca şiirleriyle onu hicvetmekte ve birtakım kötü sıfatlarla anmaktadır.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Düşünce