Samed

Samed
@Alcest
okur, deneysel, fikir
Bana diyor :(
Georg Simmel “mutlak tanıma, psikolojik olarak tüketmiş olma durumu, öncesinde sarhoşluk olmadan bile ayılmamıza yol açar, ilişkilerin canlılığını felç eder... İlişkilerdeki, göz önüne serilmiş olanın ardında hep bir sonrakini, nihai olanı sezen ve buna hürmet eden verimli derinlik ...en yakın, insanı bütünüyle içine alan ilişkide bile kişisel iç dünyaya saygı gösteren, sorgulama hakkını gizlilik hakkıyla sınırlayan inceliğin ve kendine hâkim oluşun ödülüdür sadece”der.
Sayfa 18 - Olumluluk Toplumu·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Çisem isimli okura yanıt verildi
Samed
Ne kadar mutlak tanımaya ulaşmaya çalışsak da hayatın süreğenliği hem kendimizde hem ilişkimizde keşfedecek birçok şey doğuracaktır. <3
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eski Türklerin ahlak ve adetlerinin büyük bir kısmını aynen saklamış olan Türkistan Kazaklarının bazılarında şöyle bir adet vardır: Bir genç erkek evlenmek istediği kızın çadırına üç gece gizlice girer. Kızla birlikte yatarlar, kızın babası ve anası bunu sezseler bile ses çıkarmazlar. Üç gecede erkek, kendisiyle evlenmesi için kızı razı edebilirse dördüncü günü babasına giderek kızı ister. Kandıramazsa çekilir, gider. Fakat bu üç gecede en ufak bir uygunsuzluk olmaz. Erkek ve kız, birbirlerine karşı hiçbir kötü düşünce beslemez Bu da gösteriyor ki, Türkler hem ahlaklı, hem de iradeli bir millettir. Zaten bu ikisi, çok kere birlikte bulunur. Yaşayıp yükselmek, ahlaklı ve iradesi sağlam milletlerin hakkıdır.
Türk Âhlakı·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Samed
Bir de üstün ırk denildiğinde olur mu öyle şey diye hönkürüyorlar. Kendi halinde masumca dolaşan eşeklere bile sarkıntılık edenlerin Türk töresini çekememezliği çok da anormal değil :)
Aksak Temür'ün de günlerce süren toylarda boyuna şarap içtiği olur, fakat ne neşeye kapılır, ne kimsenin gönlünü kırar, ne de devlet işlerinde aksaklık yapacak bir buyruk verirdi. Türklerin cinsi ahlakları da yüksekti. Yuva, aile ve evdeş muhterem sayılırdı. Evli bir kadına taarruzun cezası idamdı. Kadın hürdü. Kocası uzak yolculuğa gitmiş olsa bile eve gelen yabancı erkeği konuklardı. Kendisine saygı gözü ile bakıldığı için bundan bir kötülük de doğmazdı. Anadolu Yörüklerinde ve Türkmenlerinde, Türkistan'ın göçebelerinde bu adet hala vardır.
Türk Âhlakı·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Çisem isimli okura yanıt verildi
Samed
Aslen Türkmen olduğumuzu biliyorsun 😡
Türk âhlakı toplumcudur.
Türk ahlakı en eski çağlardan beri toplumcudur. Yani Türklerde toplumun menfaatı insanlarınkinden üstün tutulur. Bununla beraber kuvvetli şahsiyetler daima saygı görmüşler ve topluma faydalı olmuşlardır. Ferdiyete değer vermeyen Türk ahlakı, şahsiyete saygı göstermiştir. Milattan önceki yüzyıllarda Kunlar, çocuklarını, topluma faydalı olabilecek bir terbiye ile yetiştirirlerdi. Topluma faydası dokunamayacak kadar yaşlanmış olanlar ise intihar ederlerdi. Askeri ruh, hayatın her yerinde hakimdi. Savaşta ölmekten gurur duyarlar, yatakta ölmekten korkarlardı. Bu ihtimalle benizleri sararırdı. Đslamiyetten önceki Türklerde İslamlığın cenneti gibi bir vaad yoktu. Böyle olduğu halde, şeref saydıkları için, savaşta ölmek isterlerdi. Bir milletin yükselmesi için birinci şart olan disiplinde eşleri yoktu. Meşhur Mete (=Motun), sadakatlarını denemek istediği askerlerine, sevgililerine ok atmayı emrettiği zaman, bu buyruğu hepsi yerine getirmişlerdi.
Türk Âhlakı·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Çisem isimli okura yanıt verildi
Samed
Atardım lakin isabet ettirmezdim :)
“Tamam. Ama Bruna anlıyorsun değil mi..." tüm bunların benim için yeni olduğunu, daha önce kocaman pencereli bir odada şafak vakti hiç uyanmamış, hiç sessizlik içinde uzanmamış olduğumu, hiç parlak bir ekim sabahı tarlalara doğru yürüyüşe çıkmamış olduğumu, hiç neşeyle gülen zarif kız ve oğlan kardeşlerimle birlikte bir masaya oturmamış olduğumu, hiç beni seven bir kızla birlikte akşamın erken bir vaktinde bir dere kenarında konuşmamış olduğumu, böyle bir düzenin, huzurun, sevecenliğin mutlaka var olduğunu bildiğimi ama bırak bunlara sahip olmayı, böyle bir şeye şahit olmayı bile ummadığımı? Ve yarından sonra dönmem gerek. Hayır, kız anlamadı. Kız sadece kırların sessizliği ve o kutsanmış karanlıktı, parlak dereydi, rüzgârdı, tepelerdi, serin evdi, bütün bunlar kıza aitti, bütün bunlar kızın kendisiydi, anlayamazdı. Ama oğlanı kabul etmişti, yağmurlu gecedeki yabancıyı, kendisini mahvedebilecek olan yabancıyı. Kız oğlanın yanına oturarak yavaşça, "Bence buna değer Stefan, bence değer," dedi.
Sayfa 153 - Taşrada Bir Hafta·Kitabı okudu
Edebiyat
Çisem isimli okura yanıt verildi
Samed
Ben de seni seviyorum