Duygularım bu sonsuz sessizlik içinde jilet gibi keskin ağızları olan bir sarkaç gibi, bir kutuptan diğer kutba doğru büyük bir yalnızlık yayı çizerek gidip geliyordu. Bu duygunun verdiği yalnızlık, tenimde taze yaralar açmıştı. Ve benim de bu acıyı unutmak için yapabileceğim tek bir şey vardı: resim yapmak.