Çok geçmeden işin içinde bir terslik olduğunu anlayan Kel Mahmut, yerinden kalkmış, bizim masaya doğru geliyordu. Hışımla dikildi karşımızda:
<< Ne var ne oluyor? >> diye gürledi.
Kalem Şakir:
<<Önemli bir şey değil efendim! >> dedi. <<Kurt var! >>
<<Ne kurtu? >>
<<Henüz ne kurtu olduğunu anlıyamadık. Tabiiyeci Raşit Bey daha iyisini bilir, ona sorun! >>
"Ceylanlar, ahular pek rağbette olan memelilerdendir. Bunlar tabiiye kitaplarından sıçrayarak edebiyat kitaplarına geçmişlerdir. Divan edebiyatı ahuların otlağı bir sahra haline gelmiştir. Memelileri bir tek isimle ifade etmek icap ederse <<inek>> ten daha manalı bir kelime bulmamız imkansızdır. İneklerin bir de kırım cinsi vardır ki bizim Şaban bunun en tipik örneğidir.