Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Biliyor musunuz, bazen kendimiz için ürettiğimiz bir dünyada yaşıyormuşuz gibi geliyor bana. Neyin iyi, neyin kötü olduğuna biz karar veriyoruz, kendimize anlam haritaları çiziyoruz… Sonra da, tüm yaşamımızı kendimiz için planladığımız şeyle mücadele etmekle geçiriyoruz. Sorun şu ki herbirimizin kendi uyarlaması olduğundan, insanlar birbirini anlamakta güçlük çekiyor.”(s:250)
“Sanırım teorilerimden biriyle örtüşüyordu-insan ruhunun, gerçeğin görülmesine karşı bizi korumak üzere evrimleştiğine dair inancımla. Mekanizmayı farketmemizi önlemek için. Ruh bizim savunma sistemimizdir-etrafımızda olup biteni asla anlamamamızı sağlar. Beynimiz çok yetenekli olsa da onun temel görevi bilgileri süzmektir. Bilginin ağırlığını taşımak imkansızdır. Zira dünyanın en küçük parçası bile ıstıraptan yapılmıştır.”(s:250)
“… işte çoğu insanda en nefret ettiğim şey buydu- soğuk ironi. Bu alay etmek veya her şeyi küçümsemek için çok korkakça bir tavırdı, ne bir şeye bağlanmak ne de bir bağlılık hissetmemek. Zevki yaşayamayan ama başkalarınınkini de yok etmek için elinden gelen her şeyi yapan iktidarsız bir adam gibi. Soğuk ironi Urizen’in (William Blake mitolojisinde, Urizen geleneksel aklın ve hukukun somutlaşmış halidir.) temel silahıdır. Güçsüzlüğün silahları.”