Okullar düzene uygun kafalar yetiştirmek için kurulmuş torna tezgahlarıdır. Daha ilk gün evin sıcaklığından, oyuncaklarımızdan çekilip alınınca gerçekle yüz yüze geliriz, verilen emirlere uymamız gereken, kesilip, biçilip, yontulup, toplum inşaatında kullanılacak birer örnek keresteler haline getirileceğimiz atölyenin kapısından içeri girdiğimizi anlarız. Üstümüze giydirilen üniforma da artık farklı olmayacağımızı kendi renklerimizi bir kenara bırakıp bize sunulan tek rengin kölesi olmamız gerektiğini bize anımsatmak içindir. Kısacası renksiz, kokusuz farklı özellikler göstermeyen, ötekilerden biri olmamız istenmektedir.
Kitabı kütüphanede takılırken görüp aldım. Gazete yazılarından bildiğim Hıncal Uluç genel olarak pozitif ve espritüel bir insan olduğu için eserinde bu izleri görebilirsiniz. Son dönemlerde okuduğum en güzel anı deneme, durum tespiti eseridir. Kitaptaki bazı başlıkları sıralamak istiyorum: Sevginin ve değerin ölçüsü, Üçüncü Şahsın Şiiri, Vazoyu kırmamak üzerine, Mutluluğu satın almak, Bir yerli Raşomon olayı, İnsanın içini ısıtan beyaz ayılar, Hayal gücü en büyük armağandır. Bazen gülümsememek üzerine eleştiri yapmakta, bazen babasıyla güzel anıları paylaşmakta, bazen da acıklı da olsa ibretlik hikayeler anlatmaktadır. Bir kısa örnek : Parası oyuncağı almaya yetmeyen bir oğlan ve aynı mağazada bu durumu farkeden aynı yaşlarda bir kız vardır. Kız kendi oyuncağının ödemesini yapmak için kasaya gider ve parasını ödeyip kasadaki adama bir şeyler fısıldar. Sonra kız ve babası geriye çekip beklemeye başladılar Az sonra oğlan ve babası ellerinde bir boyama kitabı ile kasaya geldiler. Kasiyer 'Kutlarım' ; diye bağırdı. "Bugünün 100. müşterisi olarak bir armağan kazandınız." Oyun kutusunu küçüğe uzattı. "Harika" diye çığlık attı oglan. "Baba bu benim en çok sevdiğim şeydi biliyorsun di mi" Baba oğul sevinç içinde dükkanı terkederken içeride kalan baba "Ne kadar cömertsin kızım" dedi, "sana bunu yapma kararını verdiren ne." Kız şöyle cevap verir : " Baba annemle birlikte bana bu parayı verdikten sonra seni en çok mutlu edecek şey al demediniz mi, ben de aynen öyle yaptım baba, şu anda ne kadar mutlu olduğumu biliyor musun :)
Bunca yıldır insanlara baktım, onları gözlemledim, anlamaya çalıştım, sevmeye çalıştım. Kendimi daha iyi anlamak için başka ruhlara baktım, eksik parçamı aradım. Zaman zaman buldum bazen yitirdim onu. Sonra kılık değiştirip yine karşıma çıktı. Ödünç yaşamlar, Ali Poyrazoğlu
Bunca yıldır insanlara baktım, onları gözlemledim, anlamaya çalıştım, sevmeye çalıştım. Kendimi daha iyi anlamak için başka ruhlara baktım, eksik parçamı aradım. Zaman zaman buldum bazen yitirdim onu. Sonra kılık değiştirip yine karşıma çıktı. Ödünç yaşamlar, Ali Poyrazoğlu